26 Eylül 2009 Cumartesi

Disko disko 2

Halimiz pek perişan ama keyfimize diyecek yok..


24 Eylül 2009 Perşembe

Bayram öpücüğü

Çocuğum yazık öpsem mi? başıma mı koysam? iki arada kaldı. Babasıı en kısa zamanda daha iyi çeken bir makina istiyoruz.

23 Eylül 2009 Çarşamba

14 Eylül 2009 Pazartesi

yaz babam yaz

Güzel oldu. Ne zamandır almak istiyorduk IKEA' dan kaptık geldik.Ev mobilya ürünlerini sevmesemde bu tür ürünlerde üstüne yok bu mağazanın.. Mobilya dediğin şöyylee Türk usulü yayıla yayıla uzanabileceğin, kaldırmaya çalışıp kımıldatamayacağın türden olmalı di mi? Yani hakkatten çok kötü geliyor gözüme ürünler.
Neyse biz işimizi hallettik. Tosunum çok sevdi masasını şu ciddiyete bakarmısınız kafayı bile kaldırmıyor:))



12 Eylül 2009 Cumartesi

bilgisayar ve tv manyağı çocuklara

Arkadaşlar e - mailime gelen bir mesajı burda paylaşmak istedim Tuna doğduğundan beri bu konu üzerinde anlamda durdum ve hala TV izlemiyoruz.Kaçamak yaptığımız zamanlarda da içim içimi yiyor kapatıyoruz.Bizde insanın yani..
Geçende Ayça'nın eski postlarını okurken bir blog annesinin neden izlemesin ki çok şey öğreniyor televizyondan diye bir yorum yazdığını okudum. Muhtemelen bu yazı ona ulaşmayacak ama bize biraz daha dikkat için uyarı verir. Aşağıya aynen ekliyorum.

bilgisayar ve tv manyağı çocuklara
> >sahip olan bizler için okunulması şart bir mail!

> >Arkadaşlar Merhaba,

> > >Başımızdan geçen kötü bir olayı sizinle paylaşmak ve sizlerinde nedenleri hakkında dikkatli olmanız konusunda uyarmak istedim.

12 Eylül sabahı 10 yaşındaki oğlum yatağından kalktıktan 10 dakika sonra lavabo'nun önünde kriz geçirdi.
> >Yerde vucudu kaskatı iken
> >titremelerle birlikte, göz bebekleri kayboldu, nefes zorluğu, ağızda köpürmeler başladı.
> >Hemen acile kaldırıldı. Yapılan testlerden sonra konulan teşhis sara(epilepsi) idi.
> >Ilaç tedavisine başlandı.Daha şoku üzerimizden atamadan 9 gün sonra 21 Eylül sabahı 07:00 de oğlum benim yanımda yatakta iken yine kriz geçirdi.
> >Ilk müdahaleyi yaptıktan sonra bu sefer Fakülteye gittik. Orada da yeniden tetkikler yapıldı.
Teşhis aynı idi. Bizdeki belirtilere göre 8-14 yaşındaki çocuklarda görülebilen bir sara çeşidi imiş. Kullanılan ilaç 20-21 gün sonra beyne ulaştığı için,beyin henüz ilaçtan fayda görmeye başlamamış idi.
Araştırmalarımıza göre ve bu konuda en iyisi olduğunu öğrendiğimiz Fakültedeki profesör'den ( Mehmet Okan) randevu almıştık. Dün yapılan görüşme ve muayeneden sonra hocanın bize (sizlere de) dikkat etmemiz gereken konular şunlar idi.

Epilepsi'yi tetikleyen unsurlar 50 Hertz TV' ve Monitörlerdeki resim kaymalarını çocuk beyni daha kolay algılayıp, beyin,istem dışı bu atlamaları takip ettiği için yoruluyormuş. Yorulan beyin daha sonra bir boşalma isteğiyle vucuda nöbet geçirtiyormuş. Bu nedenle mümkünse 50 Hertz üzerindeki cihaz kullanımı. (Avrupa'da 60 Hertz altında TV üretilmesi yasaklanmış.)
Oğlum bu yaz hemen hemen her gün saatlerce 50 hertz olan TV'de playstation ve yanındaki Bilgisayar'da oyun oynadı. Bir çok arkadaşımın çocuğu, yeğeni de aynı durumda olduğu için bu maili hazırlayarak uyarmak istedim.
Tetiklemeyi yapan diğer bir unsur "kafein" yani Kola.
Profesör çocukların beyni için kolanın çok zararlı olduğunu belirtti. Kafeinli
içeceklerden özellikle kola ve enerji içeceklerinden çocukları uzak tutun dedi.
Tetiklemeyi yapan bir diğer unsur da yanıp sönen ışıklar, yani disko ışıkları. Bu ışıkları evde karanlıkta veya loş ışıkta izlenilen Tv veya bilgisayar
oyunları oluşturuyor. Tv' yi en az 3 metre ve aydınlık ortamda izlenmesini ve özellikle söyledi hoca.
Bilgisayarı ise günde en fazla 20 dakika ile sınırladı.
Son nöbetten sonra en az 2 yıl sürekli (kontrollü) ilaç kullanımı ile sorunun epeyce giderilebileceğini ve 14 yaşından sonra %96 oranında bir daha nöbet geçirilmeyeceğini belirtti.

9 Eylül 2009 Çarşamba

Kaşık kullanamama





Katı gıdalara geçen her annenin en çok karşılaştığı sorun yememe sorunu ve çatal kaşık kullanmasını öğretmeye çalışmak olmuştur herhalde..
Tunamın aşağı yukarı yeme ile ilgili çok fazla sorunu olmadı resimlerdende belli oluyor zaten, çatal kullanmada hiç bir sıkıntımız yok ama gel gör ki bu kaşık kullanma beni zıvanadan çıkartıyor. Yaz olduğu için yine balkonda hallediyoruz sayılır ama benim tırlak oğlum kaşığı ufak bir el ahenkiyle şöyyle bir salladımı duvarlar falan çorbaya bulanıyor. Bu sebepten el göz koordinasyonunu geliştirici oyunlara başladık. Amaç nohutları bir tabak diğerine kaşıkla boşaltmak.Ama sonuç görüldüğü üzere kaşık bir kenara bırakıldı , elle pişmemiş nohutları yeme girişimine dönüştü olay.. Anne kişisi yedirmemeye çalışıp;
''Hadi oğlum bak burdan buraya koyacaksın'' denildikçe, oğul kişiside daha çok sinirlenip tüm nohutları etrafa saçmaya başladı ve bir aktivitemizde başlamadan bitmeye yüz tuttu. Sonuçta anne bir yandan oğluşun elinden, ağzından nohutları almaya çalışırken bir yandanda etrafa dağılanları toplama çalışır vaziyette buldu kendini.. Oysaki her şey ne güzel başlamıştı.
Neyse yılmak yok her gün 1 posta deneyeceğiz sonunda öğrenecek nasılsa..

4 Eylül 2009 Cuma

15. ay kontrolü

15. ayımıza girmemizle okul, bakıcı vs gibi durumlarla karşı karşıya kaldık. Anladım ki okul başlayınca ben bloğ aleminde çok fazla olamayacağım. Neyse Bakıcımıza daha ilk günden Tunam alıştı zaten kimseye yabancılık çekmeyen tosun için bu zor olmadı. Beraber kahvaltı, oyun, gezinti deken uyuyor ve ben geliyorum öğlen. Zaten gitmişim gitmemişim çokda umurunda değil sıpamın. Kapıdan geçiriyor balkondanda el sallıyor. Babamıza ise kök söktürüyor gitmesin diye türlü oyunlara başlıyor, çok bozuluyorum bilesin oğluş.. Bu günde aynı şeyi bakıcı teyzemiz giderken yaptı sarılıp boynunada kafayı yaslayınca nasıl ayıracağımı bilemedim .Sanırım mutlu olmalıyım.

Neyse dün dr.umuzla randevumuz vardı tosun 3 ay boyunca 260 gr almasına karşın, 5 cm uzamış galiba kilolar boya gitti. Şu an itibariyle 83,5 cm olduk. Dişlerine bakınca şaşırdı daha öncede yazmıştım ısrarla köpek dişleri geliyor dememe rağmen oda inatla ''sen ne bilirsin kadın ben kaç yıldır bu işi yapıyorum '' diyerek belki de ''azılar gelecek'' dedi fakat tosunum annesinin yanında oldu önce alt ve üst köpekleri,ardından alt azıları , şimdide üst azıları çıkarmaya başladı. Toplamda 14 adet dişimiz oldu.
Aşımız vuruldu biraz huysuzluğumuz üzerindeydi bu ilk oldu. Sürekli '' ıhh ıh'' diye birşeyleri istemesi dikkat çekti.

*Dr: Bu şekilde istemesi konuşmasını güçleştirir. Ne istiyorsun anlamıyorum ki? gibi cümleler kurun.
*Hayvan , nesne, cisim vs. herşeye isimleriyle hitap edin.
( havv havv, burnn burnn, vuu vuu gibi şeyler yok.)
*Artık tuvalet eğitimi zamanı geldi.
Ben: Eğitim derken?
*Dr: Günde 8 10 defa cişş, kaka yaptın mı? yapıcan mı? gibi sürekli sorun . Yapınca 3-4 dakika bezi açmayın rahatsız olsun. ( Bizimki gayet memnun o kokuyla uzun süre kalabilir şahsen) Açtıktan sonra kakayı gösterin koklatın.
*Lazımlık alın. Klozet adaptörünü çocuklar ayakları yere değmediğinden dolayı sevmiyorlar, kendilerini güvende hissetmiyorlar.Kaka yapma belirtileri gösterdiğinde koltuğu kenarlarına saklanma, ıkınma vs. bezini açıp lazımlığa oturtun ancak zorlama yok istediğinde.
*Sifonu falan çeksin biraz oyunla karışık olacak.
( Hee he he biz bu zaten yapıyorduk dr bey)
*Klasik Türk çocuğu gibi elinde ekmek kurabiye bisküvi ile gezen bebeklerden olmayacak .
*Akşam 10'u yatma saati geçmeyecek.( Son iki maddeye doğduk doğalı uyuyoruz zaten.)
Evet kafamda toparladıklarım aşağı yukarı bunlar. Arkadaşlarada faydalı olması vesilesiyle..