Tuna' ya dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tuna' ya dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2014 Perşembe

VE OKUL BAŞLAR


 Canım oğlum, biricik böceğim  ne zaman bu kadar buyudun de sen de artık öğrenci kervanına katıldın çok uzun yıllar okul yollarını aşındıracaksın. allahım sana  güç, zihin açıklığı, sabır versin eğitim hayatın boyunca basarılı olursun insallah canım oğlum.
 ilk gün ne kadar endişeliysen şimdi bir o kadar mutlu gidiyorsun okuluna ..
Seni çok seviyorum, hep arkandayım(yız) bitanem  güzel oğlum



5 Haziran 2014 Perşembe

Canımın içi 6 oldu.

Canım oğlum 6 oldun. Ne zaman hangi ara 6 yıl geçti aradan ,sen büyüdün biz de seninle beraber 6 yaş daha büyüdük,






olgunlaştık. Bu yıl senin için ve bizim için  çok önemli değişiklikler oldu en önemliside kızçenin hayatımıza katılması.
 Bu süreçte, yaşından büyük bir olgunlukla karşıladın kızçenin gelişini ,çok çok iyi bir abisin ve olacaksın. Kardeşini severken ki gözlerindeki pırıltıyı görüyorum. Seni çok seviyorum bir tanem , her zaman  koşulsuz seveceğim seni, iyi ki varsın , varsınız hayatımızda sizleri dünyaya getirmekle hayatımda verdiğim en doğru kararları verdim beni( bizi) ikinizde çok mutlu ediyorsunuz. Teşekkürler bir tanem...

12 Şubat 2014 Çarşamba

7'ye yaklaşırken

Nehir'im bu ayın başında çok hasta oldu yazmıştım.Ben hemen endişeli anne modunda : vah vah kızım çok süzüldü zayıfladı moduna girdim. Zayıfladı yalan diil. Ama hastalığın hemen akabinde bir iştah artması oldu. Yemediği öğürdüğü besinleri yemeye başladı. Haa öyle 100 cc falan değil işte yarım çay bardağı gibi. Ama olsun benim için oküçük ağzını açması o kadar önemli ki..
 Çok seçici bir kız benim kızçem kaşık gelirken öyle hemen açmıyor. Dudağına dokunduruyorum önce yalıyor beğenirse açıyor  beğenmezse bir yapıştırıyor o iki muncuru dilediğin şaklabanlığı yap. Ama şükür hiç yemiyorduya bu da yeter..
                                                             (Resim 3 aylıkken çekildi)
Oğluşun okulda bitki dünyası işleniyor ben de bir etkinlik yapayım dedim onunla  değişik bitki ,kök, gövde yapraklarını kullandık kısaca fotosentezi anlattık. etkinlik sonrasında ona aldığım simli yapıştırıcıyı görünce sarıldı.
- Annecim çok teşekkür ederim . Bana böyle bir hediye alacağını hiç düşünmemiştim. Seni çok seviyorum. Dünya kadar evrenden daha çok seviyorum. Ne istersen yaparım....
 Allahım bu kadar mutlu olacağını hiç düşünmemiştim bütün gece sarıldı ,teşekkür etti ,kalemi hiç kullanmayacağını söyledi. Bir çocuğu sevindirmek bu kadar kolay di mi ama, pahalı hediyelere hiç gerek yok muş.:))

Bir tavsiye;
Dün gece anne kalemin'denin önerdiği Aamir Khan imzalı Her Çocuk özeldir adlı filmi izledim.Film hakkında kendisi çok güzel ayrıntı vermiş. Bayıldım bayıldım, ağladım ağladım. Her anne babanın öğretmenin izlemesi gereken bir film.

6 Kasım 2013 Çarşamba

Kuzu 4. ayına girmek üzere..Bayram tatilinin uzamasıyla 3 ay yazısını yazamamıştım. Gerçi Tuna'mda ki gibi ayrıntılara dikkat etmiyorum artık doktorumuz soracağınız bir şey var mı dediğinde hayır yok diyorum oysa Tuna'mda elimde liste ile giderdim.Biraz deneyim, birazda ayrıntılara fazla takılmanın gereksiz olduğunu geçte olsa anlamanın verdiği hissiyat olsa gerek.
Yokk yok kızımda daha rahat olacağım kesin. Tosunum her şeyi saatleydi. Uyku saati, yemek saati, oyun,aktivite saati  faydasını görmedim mi gördüm. Ama bazende gereksiz yere hem kendim hem de oğluş strese girdi.Ama uyku konusunda hala hassasım.
-Uyku saati geçiyor çabuk oyuncaklarını topla..
_Uyku saati geliyor artık eve dönmemiz lazım. vb. diyaloglar geçti oğlumla , kocamla aramızda

Şu sıra henüz küçük olduğu için kızm sık sık uyuyor zaten, hala düzensiz istediği zaman kendi belirliyor kızçem..
Neyse kızımın dr kontrolünde boyumuz 62,5 cm , kilomuz 6 410 gr gayet iyi gidiyoruz. Annem kızçemi silindir, tombul teyze  diye seviyor.Uzattığız nesneleri tutmaya  çalışıyor çoğu zaman isabet ettiremesede:),pusetinde kalkmaya çalışıyor iki büklüm uğraşıp duruyor işte.. Burada olduğu gibi..
Ağzında azı dişlerinin üzerinde beyaz, sert, dişe benziyen yapılar oldu. Bazen olabilirmiş epitel dokudan kaynaklanıyormuş.
 Ah bir de kabızlığımız olmasa anne sütüyle kabız olunur mu demeyin oluyormuş bende çok şaşırdım. Dr.umuz  ek gıdalara geçmeden yapacağımız bir şey yok , 6 günü geçerse fitil koyun dedi.  masajlarla, tuvalete oturur pozisyonda tutarak yardımcı olabileceğimizi belirti.Ben fitil kullanmıyorum tırmağımın üçe biri kadar bir sabun parçası koyuyorum. Yatak odasından salona gelesiye yapıyor böceğim.
 Bu ay daha bir rahatladık pusetinde oturarak uzun bir süre izliyor beni etrafını bende bu arada işlerimi, yemeğimi yapabiliyorum. iyiyiz sağlıklıyız şükür..

Tosunumla özellikle ailelerin yanındayken daha çok ilgilenmeye çalıştım. Kızımızın gelmesini büyük bir olgunlukla kabullendi görünüyor. İllaki kıskanıyor ama rahatsız edicek boyutta hiç değil.



Dün akşam babamızla tavla oynadı. Bende hiç haz etmesemde arabalarıyla oynayayım dedim am oturdum kızçem uyanıp ağlamaya başladı.
_ Aaa ama tam oynayacakken uyandı. Yaramaz bu kız. Aslında yaramaz değilde ama tam oynayacaktık gibi cümleler kurdu. Sabırla emzirmemi bekledi. uzunca bir süre oyndık oğluşla..

Aslında çok şey beklemiyorlar bizden sadece biraz ilgi o kadar. Yatarken o kadar mutluydu ki..
_ Anneciğim babacığım sizi çok seviyorum diye diye uyudu tosunum.. İlk gözağrım bizde seni çok seviyoruz birtanem..











19 Eylül 2013 Perşembe

2 ayımızı doldurduk...

Kızçem, biricik böceğim Cuma günü 2 . ayına girdi. Zaman ne çabuk geçiyor hala rüyadayım sanki gece uyanıp (uyandırılıp) bakınca inanamıyorum hala hala... Kızımı sağlıkla kucağıma aldım allahıma binlerce kez şükürler olsun. Yine şükürler olsun ki sağlıklı bir oğlum mutlu bir yuvamız var. Sağlık , huzur herşeyden daha önemli....
Kızçemi aynı gün dr. kontrolüne götürdük kilosuda boyuda harika gidiyor abisine yetişti sayılır. Çok gazımız olmamakla beraber ara ara bize kök söktürüyor.
7. haftadan itibaren takip etmelere başladı. Göz teması kuruyor ,2 haftadırda gülücükler atıyor ,1 haftadır agucuklarla günümü mest ediyor. Okulların açılmasıyla kızımı daha rahat seviyorum abi kıskanmasın diye nerdeyse genel ihtiyaçlarını görüp dönüp bakmıyordum.
Bu kontrolde sevgi, ilginin , konuşmanın  müzük dinletmenin zekayı geliştirdiğini belirten dr. muzu dikkate alıp yaptığım yemeği bile anlatır oldum kızçeme.
 Ancaakkk.... Kızçem öyle uzun süre durmuyor yerinde, 3 ayda alışkanlık edinmezmiş diyorlar bal gibide edindi. Çok kucakçı kızım sensörlü  mübarek oturunca başlıyor mızırdanmaya.

Ve uyku sorunsalı Tuna'm da çok çeken ben, kızımda hiç sallamıyacağım bırakacağım uyusun diyen ben , tükürdüğümü yaladım yine hatta cila bile çektim bu kız çok fena ;
   Yatarken müzik eşliğinde uyutayım dedim olmadı,emzik almaz , memede uyumaz, elde uyuyordu onuda bıraktı yalnız ayakta sallayarak ve yarım kundak yaparsam uyuyor oda tilki uykusu.. Gündüz  sabah uykusu dışında 1 saat kadar 10- 15 dk uykuları var akşama bayılıp kalıyor. Sabah da 6:30 gibi ayaktayız .Buna da şükür diyorum artık ne edeyim:
 Babamız okuyorsa bir sitemde sana... tosunumda gece ne kadar yardım ettiysen bunda da o kadar fosur fosur uyuyorsun.. Ama hakkını yemiyeyim şimdi işten gelince rahatlatıyorsun ( mecbur yemek yiyecek:))

Geçtiğimiz Cumartesi kızçemin mevlüdü vardı. Sabun ve kurabiyelerin yanına komşularımla anne usulü lavanta keseleri yaptık işte burada...



Ve tosunum nasıl?
 Bana göre çok iyi gidiyor kıskanma belirtisi şimdilik minimum seviyede ama yine diyorum hala çok erken daha kızçe hareketlenmedi işte asıl o zaman göreceğiz.
 Bu gün durmadan mızmızlanan kızım için
_ Annecim bu kız hiç durmuyor biraz yaramaz galiba deyince..
_Anne yaramaz değil bazen bebekler öyle ağlar belki meme istiyor diyiverdi güzel oğlum...

Geçende de aşımız vardı çekirdek aileden bir kademe terfi eden aile olarak sağlık ocağına gittik. İçeri girmediler kendisi dışarıda bekledi.Dayanamazmış kardeşinin ağlamasına duygusal oğlum benim..

Yalnız bir şeyi çok söyletiyor hadi oğlum hadi hadi hadi.... Bitmek tükenmez bir edayla sabrımızı deniyor sebebide neymiş efendim..
_ Anne ben bazen söyledikleriniz odaklanamıyorum....

Ne dersen de zamane evlatları işte..

3 Eylül 2013 Salı

Kırkımızda çıktı..

Kızçem büyüdü 40 günü çoktan geçtik 52. günümüzdeyiz. Ama biz 20 günden itibaren yarı kırk uçurmalara  başladık. Yumurtalarımızı topladık geldik.



 Gelişimimiz güzel gidiyor 2 ay kontrolümüze daha var ama her geçen gün kollarının bacaklarının dolduğunu görüyorum.Çok ama çok özlemişim bebeği, kokusunu emzirmeyi...Erkeklerde görülen gaz sancıları kızlarda pek görülmezmiş benim kızçem de  de çok yok ara ara tutmuyor değil. Yaz bebekleri çabuk büyür derler,  ama İzmir'de klimanın altında büyütmek de zor soğuk mu  oldu ,sıcakladı mı isilik olmasın , banyo zamanı klimayı kapat derken  bayağı uğraşıyoruz yani... Bazen akşamı zor ediyorum hiç durmuyor bazen tüm gün uyuyabiliyor.Unutmuşum uykusuz geceleri adapte olmakda zorlanıyorum , zaten kim alışabilmiş ki uykusuzluğa.. Hele bir de ordan oraya koşturup duran bir 007 james bond abimiz varken ayrıca bir zor..(du).

Tosunum bu hafta anaokuluna başladı aklı bizde kalmasın diye yalan söyledim tosunuma ne kadar doğru yaptım bilmiyorum ama ben de okula gidiyorum kardeşinide Ayşe teyzene bırakacağız dedim artık çünkü sürekli sen evde mi kalacaksın, kardeşim ne olacak ,ben okula gitmek istemiyorum deyip duruyordu. Şimdi en azından annem kardeşimle evde diye düşünmeyecek bakalım bir süre böyle gidecek adapte olasıya kadar..
 Tosunum maşallah kardeşine çok alıştı ara ara krizlerimiz utuyor ama krizleri bize biz de ne yapalım bir şekilde alıyoruz gazını sıpamın..

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Bu kız sabırsız olacak

    Bir haftada 2 kere dr'a götürdü bizi Nehir'im. Geçen Cumartesi gidince küçük bir şok yaşadık. 35 haftalık kızım acele ediyor olmalı ki  3 cm açılma olmuş. Tosunumun mazisine bakarsak oda böyle bir süpriz yapmıştı bize, bende nasıl bir bünye var ki muayeneye gittiğimizde 7-8 cm açılmayla doğumun yolunu tuttuk. Belirtilerin hiç biri yoktu. Ne nişan, ne su geldi, ne ağrı kasılma ben de anlamadım. Sanırım Nehir kızımda da böyle olacak tek tedirginliğim doğumun başladığını anlamıyor olmam.
    Neyse dün yine gittik dr.a açılma allahtan ilerlememiş kızım 36. haftasında şu an 2.845 gr 49cm görünüyor. ancak 37. haftanın altında olan tüm bebekler prematüre olunca insan tedirgin olmuyor değil hani. NST , ultrason da hiç bir sıkıntı yok bakalım 1 hafta daha dayanabilecek mi kızçem. Hafta içi dr.umuzun 4 gün olmamasıda ayrı bir gerdi beni.
    Yapacak tek şey sağlıkla ve zamanında gelmesi için dua etmek sanırım. Ha bir dinlenmek, istiraat etmek. Evde bir çocuk varken bu elbette zor oluyor sağolsun eşim bu onuda çok yardımcı...

Buda kızçemin kapı süsü olabildiğince sade olsun istedim.

Tosun ne mi yapıyor? Şu sıra biraz karışık duyguları oldukça hassas kızım gelince bakalım ne olcak. Bu gün okulda son günü yaz boyunca beraberiz. Ona;
- Oğlum okula gitmek istermisin yoksa tatili evde mi geçireceksin diye sorduğumda şöyle bir düşündü.
- Kardeşim gelicek sana yardım etmek için evde kalıcam  dedi.
 Canım annem sen benim ilk göz ağrımsın seni çok ama çok sev,yorum beni duygusal annecim..


19 Haziran 2013 Çarşamba

Kızçemden tosunumdan kısa kısa

Geçen hafta itibariyle  33. haftayı geçerken Nehir kızım 46 cm  2236 gr olmuş. Ancak henüz tam dönme olmadı ben döndü zannederken ayaklar ve baş aşağıda totomuz yukarıda  bu durumda normal doğum tabi ki mümkün değil dönmesini bekliyoruz. 1 ay 1 haftamız kaldı. Çantamızı daha dün hazırladım hatta bir iki eksiğimiz var. Tosunumda ne kadar ayrıntıya girdiysem Nehir kızımda o kadar rahatım.
 Oğluşum tam taşınma zamanı doğduğu için ( 20 günlükken taşındık ) mevlit şekeri yok kapı süsü vs.  hiç bir şey yapmamıştım. Kızımda kendim de heveslendim kapı süsü ve sabun  yaptırdım. Sabunlar aşağıda gördüğünüz gibi, mevlit şekeri yeniyor atılıyor insanlar banyolarına koyarlar en azından diye düşündüm.
 Kapı süsü fotosu şu anda bilg. kayıtlı değil  bir daha ki posta inşallah.., Bu arada kapı süsü ve sabunları buradan yaptırdım.

 Tosunum ne mi yapıyor çok hassaslaştı çok daha bir duygusal  oldu.

Geçen akşam yatağında sarılıp konuşurken;
- annecim senin gibi bir evladım olduğu için çok şanslıyım seni çok seviyorum dedim.
- Ya anne öyle söyleme ağlamam geliyor..

Bazen gözüme ışık vuruyor gözlerim parlıyor bir bakıyorum bizimkinin gözleri sulanmış beni ağlıyor zannediyor.

 Kendi doğum fotosunu kucağımda beni ağlareken gördü. Eyvah dakikalarca ağladı.
- Anne mutluluktan ağladım desemde..
- Hayır anne mutluluktan ağlanmaz üzülmüşsün sen  ağlıyorsun diyerek devam etti ağlamaya.. bir daha da o fotoyu göstermedim ortadan kaldırdık. Sanırım benim canımın yanacağı korkusu var içinde..
Benim duygusal oğlum yeni sorular başaldı  tabii.
- Anne bebekler nasıl oluşur?
- Anne bebekler nasıl doğar?
Uygun cevap vermek bir o kadar zor...



12 Mayıs 2013 Pazar

Annem ve Ben etkinliğinde tosunumla..

Bu gün anneler günü ertesi.. 29 hafta boyunca hareketlenmemiş hormonlarım bu gün tavan yaptı sanki. Tosunumun  anneler günü için okulcak arkadaşlarıyla hazırladıkları Annem ve Ben etkinliğine katıldık. Etkinliğin  başında yayınlanan sinevizyon gösterisiyle   başladı  kendimi tutamamam.
Şarkılar oyunlar derken.... En son oğlumun bana yaptığı bileziği bana verirken  ''anneler günün kutlu olsun annecim '' sözleri dudaklarından dökülürken sesinin titremesi ve su koyuvermesiyle  o zamana kadar gözlerini  birbirinden kaçıran  ben ve oğlum tüm anne ve babaların önünde  salya sümük birbirimize dolandık. Neyseki öğretmenimiz imdadımıza yetişti durumu kontrol altına aldı.
 Canım oğlum benim duygusal annem evde bile bana şarkı söylerken dayamayıp ağlayan kuzum. Ben çok ama çok şanslı bir anneyim senin gibi bir evlada sahip olduğum için, iyi ki varsın, iyi ki doğdun, iyi ki oğlumsun   senin annenim bitanem....


 Bu günkü eğlenceden..
 Toplu şarkı söylerken
 İngilizce öğretmeniyle oyunlarda..
 Beden eğitimi oyunlar..
 Babamızla 2 kez 1. oldular..
 Sınıf öğretmenimizin cuf cuf treni..
Müzik öğretmeni şarkılarla oyunlarda..



 Resim atölyesinde maske yaptık.
Yok daha fazla bunları yazmayayım boğazım hala düğüm düğüm ..
 Gelelim Nehir kızıma oğlum bu ismi  seçti seçenekler arasından .. Tuna Nehrim olacak inşallah..
Bu hafta itibariyle 29. haftadayım. Hafta itibariyle 1274 gr 35 cm  gelişimi iyi gidiyor gibi.. Tosunumda olduğu gibi kasılıp kalmıyorum şunu yiyim aman eksik kalmasın bunuda evde bulundurayım. Gayet rahatım bu konuda dolayısıyla oğluşta aldım 18 kg yerine Nehir kızımda henüz 7 kilo almış durumdayım tabii daha 2 ayımız var belli olmaz ama bu gidişle 6 kilo daha alırım diye düşünüyorum.
 Geçen haftalarda kızıma oda takımını beğendik. İlk etapta şifonyerini yaptırıyoruz 6 ay sonra da odasına geçeriz diye düşündük . Şu sıralar biraz panikledim havaların ısınmasıyla  gezip istediklerimi alamıyacağım diye  eksiklerim çok ve İzmir bu konuda çok dağınık alışveriş mağazaları, bebek mağazaları vs.
Neyse gerisi yeni bir posta inşallah bakalım..



27 Mayıs 2012 Pazar

4 yaşa girerken..

Kuzum bir tanem sonunda 4 yaşına girdin. İzmir' e geldiğimizde 20 günlüktün, daha o kadarlıkken kilometrelerce yol aldın. Zaman ne çabuk geçti bak.Seninle hayat daha hızlı, heyecanlı,güzel... 2 yaşına kadar babacı olan uşağım, daha sonra anneci oldu balam ( tatarcada çocuğum demek) Gelişiminele ilgi neyazabilirim ki. Öncelikle boy kilo endeksimize bakalım: Boy: 111 cm, kilo 19:500 gr yaşına göre çok güzel gidiyorsun çoğu zaman 6 yaş kıyafetleri giydiriyorum, boşuna tosun demiyorum yani sana. Yavaş yavaş damak zevkin gelişiyor. bir ara öğünlerimiz hep makarna, pilav çeşitlerinden giderken şimdi bakliyatlara başladın, eti her zaman tercih etmesende bunada şükür.. Hatta bugün kısır yedin maydonozu ve marulu ilk defa tattın. Münür dedenin sucuğu olsa hergün yiyeceksin ah nerde o eski sucuklar yaptırıpta yiyoruz ancak bir tanem. Şimşek Mc queen hala favorin ama galiba geçiş dönemine girdik. Çok koyu dinazor fanatiği oldun. Gece gündüz dinazor var hayatımızda.. Kadir arkadaşına teşekkür ediyoruz çok güzel bir dinazor kitabı aldı sana.
Haa bu arada ilgili olanların dikkatine NTV Belgesel kuşağında her hafta cumartesi saat 21:00 'de Dinazorlar Krallığı adlı belgesel var bu hafta 2 bölümü vardı. Ailecek zevkle izliyoruz.
Kuzumm çok hassassın ,hala korunmasızsın, hala bana çok bağımlısın Allah'ım seni her türlü kötülükten, kötü insanlardan korusun.. Sağlıklı bir ömür nasip etsin inşallah.. Seni çok seviyrum bir tanem.. Ve tosunumun 2 doğum gününden bir kaç kare:)

9 Kasım 2011 Çarşamba

İlham perisi gel kon parmağımaa!!

Niyeyse uzaklaştım iyice blogtan bir toplayamadım kendimi. Her şey olagan seyrinde gidiyor. Aslında her gün bir farklılık ama aynı zamanda monoton yazasım yok ne yapayım. O ilham perisinin gelip konmasını bekliyorum sanırım.Arada bir bakınca birçok blog arkadaşımında aynı durumda olduğunu gözlemledim. Sanırım blogların kapatılması herkesi olumsuz etkiledi o zamandan beri toparlayamadı:(

Tosunum büyüdü teyzeleri bazen boyundan büyük laflar edip bazen yeni doğmuş bebek edalarında.. Şu sıralar pazu şişirmeye, büyük ve güçlü olmaya takmış durumda.Bana aşık olmuş gibi her yerde ve sürekli insanların içinde kulağıma fısıldayarak ya da bağıra bağıra beni çok sevdiğini söylüyor. Bunu duymak bir anne için ne anlatılamaz bir duygu. Bende seni çok seviyorum annecim bitanemmm!!

Yalnız şu var ki kendi sevgisini iki elini önden birleştirip arkaya kadar götürerek ifade ederken benim sevgimi iki elinin arasına 10 cm bırakarak gösteriyor. Galiba ona yeterince görteremiyorum sevgimi:((

Tosunum gece gündüz çişini birden kendiliğinden halletmişken hala kakamız için bezimizi bağlıyoruz. Galiba bunun altında ayağını klozete sıkıştırması yatıyor. Bekliyorum oda birden çözülecek inşallah. Çok tatlı ama çok tatlı oldu tosunum, bir o kadarda yaramaz...
( postun kalanı sonraya kalsın birden çok geç olduğunu farkettim)

13 Ekim 2011 Perşembe

Tosunun isyanları

Öğlen uykusundan uyanan tosun uyuyan annenin yanına gelir anne uyanmak istemez tosunda uyandıramaz bir oraya bir buraya döner sonunda annenin kirpiğine parağını dokundurur. Derin bir iç geçiren anne tosuna kızarak;
_ Annecim uyuyan insana dokunulur mu? ben uyuyorum git arabalarınla oyna biraz der.
Tosun oflayarak anneye çıkışır.
_İnsanım ben insan benim de oyun oynamam lazım...
Fırçayı yiyen anne tebessümle:
_ Eee tamam o zaman kalkalım çişin var mı?
_ Çişim var tabii benim pipim var pipim bilmiyormusun?


Anne babasıyla sofraya oturan Tuna erkenden yemeğini bitirir. Çizgi film izlemek için mızmızlanmaya başlar. Anne ve baba birlik olup izlememesi için ikna turlarına başlarlar.
Sıkılan Tuna yeni öğrendiği duygu sömürüsü için konuşmaya başlar.
_ Çocuğum ben çocuk benim çizgi film izlemeye ihtiyacım var:))


Gün içinde böyle diyaloglara hep rastlıyorum.En kızgın anlarda bile bunlar yüzde tebessümler çıkartıyor.

14 Temmuz 2011 Perşembe

3 yaş kontrolü


Geçen haftadan beri Tuna feci öksürüyor bende de başladı öksürük.Ben her zaman ki gibi inat edip götürmedim dr.a ama sonunda siteden anneler ciğerine inebilir götürmelisin demesiyle ilk defa hastalıktan sebep dr.a gittik.Hazır gitmişken 3 yaş kontrolümüzüde olduk.

Tuna'nın kontroller dışında dr.z gitmediği halde dr. fobisi var acayip korkuyor. Bu sebepden bu sefer hem eve yakın olması, hem de bayan olması sebeyiyle Gevher hanıma götürelim dedik. Daha önce 1 kez gitmiştik kendisine.

Tuna girmeden önce önce ben girdim konuştum. Dr. fobisinden, başkalarının kendisine ellemesinden hoşlanmadığından bahsettim.Ufak birde senaryo kurduk.

Dr: O zaman ben önlüğümü çıkartayım. Ölçümlerinide babası yapsın dedi.
Ve tosun içeri girdi.
Tuna'ya;

Dr:Şimdi hayvanat bahçesine gidebilmen için sana bir kağıt yazıp vericem. Fili görbilmen içinde önce senin boyunu kilonu ölçmemiz lazım ama bu işi baban yapıcak dedi.
Tuna biraz mızıldansada babamızın ölçmesine izin verdi.Boy 102 cm, kilo 17.400 gr geldi.Sıra ciğerlerin dinlemeye gelince tutuştuk tabii babanın yapacak hali yoktu.

Dr:Şimdi fili görmen için boyun yeterli ama öksürüyorsun. Filler hasta olabilir ciğerlerini dinleyeceğim dedi.

Burada arıza çıktı tabii bir müddet ağladı ellettirmedi. Ama sonunda dr. hanım o kadar yumuşak davranıyordu ki sırtından sonra gögsünü dinlemesine kendi izin verdi.
Kaplanın dişleri bahanesiyle dişlerimizede baktı.

Şükür ciğerleri temiz çıktı.4 yaşına aşımız var hatırlatıldı. Tuvalet eğitimiyle ilgili uzunca konuştuk.Seneyede okula gitmeyince oyun grubu önerdi. Göz kontrolü yapılırsa iyi olacağını ama henüz Tuna'nın hazır olmdığından bahsetti.Evde aktivite mutlaka yapılması gerektiğini söyledi vs. vs.

Kısacası ben bu dr.u çok sevdim sanırım hep ona gidicez artık.

Bu arada bez konusunda bugün 1 adım geri attık. Bezini çıkarıp kilot giyiyor ama çişi gelince bezine yapıp yine kilodu istiyor. Nasıl davranmalıyım bilmiyorum. Çok üzerine gitmek isemiyorum. Aynı durumları yaşayan var mı acaba?

2 Ocak 2011 Pazar

Bu iki buçuğu geçkin bir yazıdr.


Tosun 31 aylık oldu. 2,5 yaşını doldurdu ama ben birtürlü toparlayıp 2,5 yaş postu yazamadım.Farz oldu artık yazmazsam olmayacak her özel ayında yazdım. Hele ilk zamanlar her ay yazıyordum ama o zamanlar her hafta bile değişiyordu. Şimdi daha yavaş gelişimi, farklılıklar gösteriyor tabii dönemsel olarak.

Değişmeyen şeylerden biri uyku düzenimiz, uyumamızda sıkıntı yok da beraber uyumada sıkıntı var.Bu beni yormaya başladı ne zaman kendi uyuyacak bu velet?

9 aylıktan beri yatarken yanından ayırmadığı Winnie'si şu sıra hep onunla yemek yerken , boya yaparken ,arabalarıyla oynarken, Kipa'ya alışverişe giderken... Çocukların bir dönem bir oyuncağa bağlandıklarını biliyordum ama bu kadar değil. Bu gün yıkadım kirlendi diye ama beyimiz ikna olmadı ıslak ıslak sarılacakmış. Neyse ki Winnie'nin küçük versiyonu varda günü kurtardık:)

Bana çok bağlandı.Öpücüklere boğuluyorum bayılıyorum buna amaaaa biraz ilgi göstermediğimde ilgi çekmek için yaramazlıklara başvurmaya başladı, KEŞFETTİİİİ.. ah inanılmaz zor. Makinanın düğmeleriyle oynuyor, eline kalem geçerse halıyı boyuyor, yatak odasında benim farım ve ojelere takmış durumda, sürüyorda sürüyor. O erkek değilmiş kızmış:((
Eskiden yanlarına bile uğramazken benim ilgimi nasıl çekebileceğini keşfetti. Yalnız bende ters tepki yapmaya başladı. Şartelleri indirmeliyim yoksa fena atacaklar.

Varsa yoksa boya resim ver eline kalemi başka birşey isteme ama şu sıralar anne kalemlere ambargo koydu.

Bez konusunu yaza bıraktık içimden yaz gelmese diyorum. Önce kendi kafamda bitirebilsem:(

Yemek konusunda sınıfta kaldım, Yiyo aç kalmıyor bir şekilde karnını doyuruyor ( abur cubur değil tabii ki)Ama benim tam olarak istediğim şekilde değil. İstiyorum biraz sebze , bakliyatda yesin. Eti şükür çözdük. Kuş başı eti baharatla sevdiğini farkettim sık sık yapıyorum, köfteden çok sık yaparsam sıkılıyor. Ama bir insan yavrusu çorbanın içindeki rendelenmiş soğanı farkeder mi ya da bulgurun içindeki minicik patatesleri '' yavru ikiside sarı ye işte şunları..''

Havuç, maydonoz görünen şeylerde hele hiç şansım yok.

Haftalık menümüz Pirinç pilavı, bulgur pilavı ve makarna böyle gidiyor. Mümkün olgunca sebzeler bunların içinde kakalanmaya çalışılıyor. Kıymalı yumurtayı çok seviyor şükür gibi gibi....

Bunları yazıyorum bigün okusun annem ne çok uğraşmış, şu yaşlı kadına bi bakıverem desin diye duysu sömürüsü işte:)))

Çok üçkağıtçı olacak çok.. Bayağı bildiğin numaralar yapıyor. Kızıyorum hemen başka odaya gidip küsüyor sonra yanıma gelip '' anne çok üzdün beni bak ben üzüldüm,şimdi ağlıyacam deyip ''ağlama numarası yapıyor

Ha bu arada unutmadan kilo 17 kg, en son ölçülene göre 98 cm idi.

Ah arada neler yaşandı ama günün karmaşasında unutulup gitti. Unutulmadıda söylenilenler tam olarak hatırlanmadı.

31 Aralık 2010 Cuma

Yılın son bombası

Tarih: 31.Aralık 2010
Saat 14:00
Yer : Evin mutfak köşesi
Kişiler: Tosun ,anne ,baba
Olay:Babanın yeni yıl süprizi söz verdiği çamaşır makinası gelmiştir.Tosun yine tutamaz kendisini düğmelerini kurcalamaya başlar. Bunun sonucunda baba kendisini uyarır
Tosun sinirli bir vaziyette babasına söylenir.
T:Çok yoyuyosun beni çok. Anne bu aatislik ( artist) yapıyoo..:)

13 Kasım 2010 Cumartesi

Günün Sözü


Sabah tosun erken uyanır. Anne akşam geç yatmış gözünü açamaz vaziyette tosunun yanına uzanır. Tosun biraz kitap okur, uzanır, annesine kalkmasını söyler. Artık iyice sıkılmıştır. Sonunda,
- Ne yaparsın benim annem der.:))

Yüzünüzde glümsemeyle.. Bayramınız kutlu olsun. Herkese iyi tatiller.

29 Eylül 2010 Çarşamba

Bu böcek çok bilmiş olacak:)

Günden güne konuşmaları değişiyor daha bir güzel kendini ifada eder oldu. Bazen çok güldürüp bazen gözlerimi dolduruyor.

Tuvalet eğitimi hala devam.. Babanesinin gel çişini yapalım israrlarına rağmen yok deyip 1 dakika sonra odasına yapan Tuna:
Önce sessizce kızılacağını düşünerek.

Tuna:Kuşumm kuşumm ( Babaneye kuşum diyoruz.)
Babane:.... (ses yok)
T:Kuşum ben çiş yaptım.
B:Ben sana şimdi yapalım dedim niye yapmadın. Şimdi biraz kal öyle.
Babaneden yüz bulamayan tosun başlar.
T:Anne anneee
B: Anne yok. Aradı geç gelicek.
Bu sefer sitem ederek.
T:Ooşun oşun anne olşaydı oşun deedi. ( Olsun olsun anne olsaydı olsun derdi)

****
Yeğenimle konuşuyor telefonda
...
Batuhan: Nasılsın Tuna?
T: İyiyim iyiyim şen naşılsın?
..
T: Eytan dayım naşıl?
B: Onlar bir yere gezmeye gittiler.
T: Ooşun boşve boşve gitşinler gitşin.
:)) Bu seferde teselli ediyor.

****
Babane öğle uykusu gelen tosunu uyutamamış.Ne söylediyse kar etmeyen Tuna

T:Anne uyutmazsa anne olmaj , başkası anne olmaj ?!!
Hele bunu duydum hemen gözlerim doldu.Uyurken uyanınca ilk söylediği şey '' anne şeni çok şeviyorum'' oluyor. İçimin yağları eriyor:)

Sizde de s'ler ş, r'ler otamatik olarak yutuluyor mu? Yoksa bir Beyaz gibi mi olcak oğlum?

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Tosunun aşk halleri

Tosun sabah akşam parka çıkmaya devam ediyor sıcaktada olsa sitenin gölge köşelerinde geziyoruz. Bu süre zarfında tosunun gözü hep aşağıdaki güzel kızda. Adı '' Yağmur'', ailecek bayılıyoruz kendisine..
Tosunumun ilk aşk hallerini görüyorum. Beyimiz sadece Yağmur'la oynamak isteyip kimseninde yanına yaklaşmasını, elini tutmasını istemiyor. Allahtan ilgimiz karşılıklıda arıza çıkarmıyor kızımız.Kanı çekiyor ne de olsa oda Trabzon'lu:))
Geçtiğimiz Cumartesi Yağmur'un doğum günüydü. Aşağıda Yağmur'a hediyesini verirken görülüyor. Ne tatlılar di mi?



Tuna'm biraz yanında dana gibi olmuş ama:))





Tosun fındık kırmaya çalışırken... amaa beceremezken



Artık iyice yorulup pestili çıkmış tosunumun..

27 Temmuz 2010 Salı

Tosundan kısa diyaloglar

Tosundan diyaloglar devam ediyor..

*Baba tosunun altını değiştirir. Bu arada tosun bir şeyler mırıldanır.

T: Baba şende şöyle
Babada aynı ezgiyi mırıldanır.
T:Baba şende yapabiliyoşun beede yapabiliyoyum ben aatık büyüdüm.

*Tosun oyun oynarken yalnışlıkla elini annenin yüzüne çarpar. Annenin yüzü buruşur.
Tosun gözlerini kocaman açarak.

T:Anne şana şaka yaptım şaka..

* Anne tosuna pilav yedirtmektedir. Bir ara masaya düşen pilav tanesini anne eliyle alır ağzına atar.Tosun kaşığı kaptığı gibi anneye uzatır.

T:Anne einle yeme kaşıı kullann kaşııı.

* Anne Eskişehir'e gidecek aceleyle bavulunu hazırlar. Tosunda sürekli başında vız vız konuşur durur. Sürekli
T:Anne şen ne yapıyoşun?
ne yapıyoşun anne ?
Annnneee şen ne yapıyoşun?
A: Bişey yapmıyorum annecim!!
T: ANNE ŞEN NE YAPIYOŞUN ? BEN BİŞEY YAPMAYA KAAŞIYIM( KARŞIYIM)
A: ?!!

Ve bunun gibi deli saçmalığı sözler,konuşur konuşur konuşur..
Şu günlere 2 yaşı hafiFten hissederken üst arka azılarımızında çıktığını farkettim. Artık diş muhabbetimiz bitti. Tam 20 diş var ağzımızda:)) ŞÜKÜRRRRR..

Biz yine yokuz bir süre memlekete Eskişehir'e gidiyoruz. Köyümü çok özledim. Anane,babane, dedeler bizi bekler. Dönüşte görüşmek üzere sağlıcakla kalın:))