11 Ocak 2010 Pazartesi

Mini oyun grubu

Oyun grubu kurmak ne zormuş.Bir kere aynı ay grubundan arkadaş bulmak çok zor blog ortamında denedim ama olmadı.İzmir'li annelerle buluşacaktık bir türlü buluşamadık.Bir kere herkesi aynı gün buluşturmak oldukça zor oluyor mutlaka birinden birinin işi çıkıyor. Okuldan ayarlayalım dedim ve mutlaka ay yakın olacak kuralını kaldırdım okey dendi. Ama yine aynı mesele aynı gün buluşmak. Neyse biz de Narin ve Arda'yla buluştuk.



İlk başta benim haşin ve asi Tuna'm Arda'ya kötü davransada sonra sonra alıştılar. Arda çok sevecen bir çocuk Tuna'ma sarılmak, beraber dışarıdaki iş makinasının kepçesini indirip kaldırmasını elini omuzuna atıp izlemek, tosunuma masaj yapmak istiyor. Ama benim karadeniz erkeğim hiç ellettirmez kendisine biz bile evde nadiren boğuşuruz hemen '' ditt ditt'' der ellerini silkeleyerek. Ah keşke Arda'mada ''dittt' deseydi. Bir eliylen kulağını diğeriyle saçını tuttu. sonuç geç kurtarınca uzun bir süre kırmızı bir kulaklan gezdi arkadaş.. Sonra sarıldı öptü bu ..bu çocuklar böyle oluyor galiba bir küs bir barışık.. Yukarıda masa altında Tunam Arda'nın kucağında ''nennii'' yaparken görülüyor:))
Videoda koydum ama ne Narin nede ben çekim süresince hiç susmamış sürekli komut vermişiz.

5 Ocak 2010 Salı

Eşleştirme -sözcük kartları -2

Yine Ayça'da gördüm.Ancak bazı hayvanların ne olduğunu bilmiyorsunuz sözlüğe ihtiyaç var sanırım. Tuna'mın hayvanları çok sevdiği düşünülürse diğerlerine göre daha ilgi çekici geldi.


30 Aralık 2009 Çarşamba

Bir gün bir gün bir çocuk


Hiç sizede tosununuzla ya da kızınızla oynarken geçmişe dönüyormuşsunuz gibi geliyor mu?
Şu sıralar bana çok olmaya başladı bu. Önce Şenayın bana çocuklarıyla oynadıkları oyunları yazmasıyla başladı.Sonra bir bir aklıma geldiler çocukluğumun oyunları, sayışmacalar, tekerlemeler..

* Her gün söylediğim ninniyi ya da şarkıları değiştirdim.- biraz tuhaf olacak ama ben genelde Tuna'ya ninni yerine marş söyledim. Eskişehir marşı, dağ başını duman almış, 10. yıl marşı.. - artık litaretürümüzde artık ilkokulda her 23 nisanda öğretmenimizin bir asker , birde Ayşe olarak seçip söylettiği Küçük asker var.
- Küçük asker, küçük asker
Napıyorsun bana söyle
- Palaskamı takıyorum
Ben kışlama gidiyorum
- Küçük Ayşe, küçük Ayşe
Napıyorsun bana söyle
- Bebeğime bakıyorum
Ona mama veriyorum ( ninni söylüyorum)...
Tosunum bunu duyunca hemen yastığa kafasını koyup dinlemeye başlıyor.

*Sayışmalara başladık.
Şöyle işaret parmağını ağzının içine daldırıp uzunca bir
OOoooo çektikten sonra
Üşüdüm üşüdüm daldan elma düşürdüm.
Elmamı yediler bana cüce dediler.
Cücelikten çıktım, ablama gittim.
Ablam pilav pişirmiş içine yılan düşürmüş.
Bu yılanı napmalı, minareden atmalı,
Minarede bir kuş var, kanadında gümüş var,
Eniştemin cebinde türlü türlü yemiş var.

Sonra tekrar uzunca bir oo çekip başlıyoruz. Ya da bir başkasına geçiyoruz.
Ooo piti piti karamela sepeti..

*Babamız geldikten sonra ya da bakıcı teyzemizle kutu kutu pense oynuyoruz.
Herkez el ele tutuşur ve dönmeye başlar.
- Kutu kutu pense elmamı yerse
arkadaşım Tuna arkasını ( önünü) dönse...
Kimin adı söylemirse o arkasını döner.

Bunuda parktaki kızlardan öğrendik.başını hatırlamadım şimdi
......
güzellik mi çirkinlik mi?
Havuz aşında mankenlik mi?
Hangisiiii?
Tosun çirkin oluyor ama havuz başında henüz poz veremedi:))

Bir de yine Şenay hatırlattı bana;
ilk olarak birisi yere kafasını kapatır..geride kalanlar ellerimizi yumruk yapıp istediğiniz gibi koyuyoruz yerdekinin sırtına..soruyuruz..en üstte kimin eli var?bir tahminde bulunuyor yerdeki..bilemezse: bilemedin davulmu zurnamı iğnemi iplikmi diyorsun..birini seçiyor yerdeki..davul derse güm güm yerdekini davul yapıyoruz.dumbada dum dum..zurna derse kulagına düttürüdüüüttt,iğne derse parmakla sırtına iğneler batırıyoruz..iplik derse sırtında düz çizgiler çiziyoruz bastırarak..bilene kadar böyle..bildiği kişi yere kapatıyor başını..

* Evde mumların yanında bir sürü taşımız var beş taş oynuyoruz oğluşla daha doğrusu ben oynuyorum o daha çok taşları atmakla meşgul oluyor.

Aklıma birşey daha geldi ama hatırlayamadım hani şöyleydi galiba ''...balta nerde suya düşmüş su nerde inek içmiş, inek nerde? dağa kaçmış. dağ nerde? yandı bitti kül oldu.'' gibi birşeydi başını sonunu tam hatırlamadım hatırlayan var mı?


Tosunum bakıcı teyzemizi korkuturken:))

24 Aralık 2009 Perşembe

Eşleştirme- sözcük kartları

Kart üstüne kart oldu ama yapmak hoşuma gidiyor. Beraber bakıp anlatmak daha zor görüyorum işte bloglarda uyguluyorum ne yazık ki hayal gücüm yaratıcılığım hiç yok.

22 Aralık 2009 Salı

19 olduk



Gün be gün değişiyor Tuna'm ve hissettiriyor kendini yavaş yavaş her şeye bir itiraz, istenilenlerden hep bir kaçış şimdiden zor oluyor..
Yeni kelimeler ekledik darağacımıza oldukça arttı söyledikleri ancak iki kelime bir araya gelmiyor hala. En çok hoşUma giden emir kiplerini kendine söyleyip uygulaması..
Oturuyor'' ottu'' , kalkıyor '' kak'', açıyor '' aç'', çok hecelileride hala söyleyemiyoruz uyduruveriyor sonunu kendince:))
10'a kadar saymayı öğrendi sıpa. 4'e kadar kendi sayıyor gerisini bizden sonra tekrar ediyor. Bazen 7'den sonrasının hepsi 10 olabiliyor:))


Tuvalet eğitiminde hızlı bir çıkıştan sonra ani bir düşüş yaşadık.Herşey çok güzel giderken bu itirazları nerden öğrendiki?
Anne: oğlum çiş yapalım mı?
Tunam: ıı ııı
A: kaka yapalım mı?
T:ıı ııı
A:Çiş yapınca el sallayalım mı?
T:ıı ıı
Baba: Hadi bir öp beni.
T:ııı ıı
B:o zaman ben öpeyim.
T: ıı ııı
B: Sarılayım mı sana?
T: ıı ııı.
...
Bu böyle gün içerisinde sürüp gidiyor işte.


Oyunlarımızda ise çok arkadaşı yok ancak dışarı parkta görüşebiliyoruz. Acil oyun grubu kurmaya çalışıyorum okuldan arkadaşlarla sözleştik bakalım olcak inşallah.
Ama bizimki yaşı gereği herhalde paylaşırken paylaşamamaya başladı. Geçen gün Tracy'i okurken bir yazı gözüme çarptı paylaşmak istedim.

1.Eğer seviyorsam -benimdir.
2.Eğer benim elimdeyse - benimdir.
3.Eğer senden alabildiysem - benimdir.
4.Eğer biraz önce elimdeyse- benimdir.
5.Eğer benimse, hiç bir şekilde, hiçbir yolla,hiçbir biçimde senin elinde olamaz.
6.Eğer ben birşey yapıyorsam ya da kuruyorsam bütün parçaları benimdir.
7.Benim gibi görünüyorsa benimdir.
8.Benim olduğunu düşünüyorsam benimdir.

Sizede tanıdık gelmiyor mu? :)))

17 Aralık 2009 Perşembe

Olay sıralaması




Bir başka okul öncesi etkinlik dünyasından kartlar. Henüz Tuna'm bunun için küçük şimdilik sadece yapılan şeyleri hikaye tarzında anlatıyorum.Yapılışı kes yapıştırdan ibaret basit ve kullanışlı..

Katlı otopark



Pratik annemin Buradaki sayfasında gezinirken gördüm. Aynen uyguladım daha önce ahşap oyuncak bölümünde kipada görmüştüm iyi oldu bu vesileyle paramız cebimizde kaldı.Ama ben fotosunu çekesiye benim tosun önce bir halletti sonra yine tamir ettik.

Not:Yol olarak kullandığınız kartonların eğimine ve düzgün olmasına dikkat etmek gerekiyor yoksa ya araç fırlayıp gidiyor ya da yolun ortasında kalıyor. Erkek çocuklarına ideal.