Bundan 1,5 sene önce Büşra arkadaşım ben mimlemişti o sıralar ben mimin ne demek olduğunu bile bilmiyordum blogla çok haşır neşir değildim.Bugün Ömer'imi uyuturken aklıma geliverdi niye karşılık yazmamıştım ki oysa benim mimleyip yazamayan bir arkadaşım bana neden yazamayacağını özelden yazarak uzun uzun açıklamıştı. Büşracım bir özür yazısı olsun bu..
Esra Aydın kimdir?
Kasım 78 Eskişehir doğumlu, kökenleri Kırım'dan gelen tatar bir ailenin kızıdır.. Kırımda zulme uğrayıp,orda herşeylerini bırakıp önce Romanya ordan Türkiye'ye göçen Hacı İslam Töre ve ailesi Eskişehir'e yerleşirler. Oğullarından Ömer Töre dedesi olup kendisine çok benzediği söylenir.
Lise 'de biricik aşkıyla tanışır o zamandan biliyorlardır sanki onlar ruh ikizidir.Üniversitede birlikte büyürler.Okul bitince Mardin Midyat'da 3,5 sene aşkını bekler bir asır gibi gelir ona bu bekleyiş ama sonunda kavuşurlar. Önce Ankara'da yaşama adım atarlar birlikte. Acı bir tecrübeden sonra oğlu Ömer Tuna Aydın gelir mutlu olan bu aileye.. Ömer bereketiyle gelir 20 günlükken babanın tayini çıkar İzmir'e hala orda yaşamaya devam ederler.
( Biyografi gibi oldu galiba)
Arkadaşlarım beni hep çok sempatik bulurlar.Güler yüzlüyümdür. En kötü zamanımda bile güler yüzümü hiç eksik etmem kimseden. Pozitif yaklaşmaya çalışırım hayata , kafama küçük şeyleri çok taktığım da olur hatta uyuyamam ama etrafa yansıtmam..
Kocam, eşim can yoldaşım benim sırdaşım her şeyimi paylaşırım hep dinler beni koşulsuz , haa eleştirirde beni, doğruyuda çok gösterir, bunaltırım kendisini.. Bazen paylaşamam onu arkadaşlarıyla bile , onunla yaşamak isterim herşeyi o da kızar bu huyuma... Ne yapayım huylu huyundan vazgeçmiyor.
Eşim ve oğlum hariç duygularımı fiziksel olarak gösteremem kimseye.. Çok sarılamam üzüntüde sevinçte bu bana annemden kaldı galiba, pek bilmem bana sarıldığını.. Bazen hüzünlenirim bu duruma ama kızmam ona çok zor zamanlar yaşamışlar zamanında belli ki gösteremedi sevgisini tam . Ama bilirim çok sever beni her annenin çocuğunu koşulsuz sevdiği gibi..
En çok korktuğum şey yazarken bile tüylerim diken diken oluyor. Eşimden ayrı kalmak. Şimdi diyeceksiniz hani oğlun ? Oğlumun yeri ayrı ona olan sevgim hiç kimseninkiyle ölçülemez. Ama oda beni bir gün bırakıp gitcek biz yine başbaşa kalıcaz aşkımla.
En çok istediğim şey eşimle, oğlumla bir ömür boyu sağlıkla mutlu yaşamak. Onunlada şu aşağıdaki buruşuk ihtiyarlar gibi olmak:))
( Bu yazıyı yıldönümümüzde mi yazsaydım acaba?:))

Bir ara bir mim furyası dolaşıyordu bloglarda ben yine başlatayım hadi..
Sizi mimleyen kişiye link verin , kime istiyorsanız gönderin.
Batıkan'nın annesi Melike, yeni arkadaşlar tanışmak adına
Utku'nun annesi, Uzaylı anne Gülay,
Elif ve Eren'nin annesi,
Duru'nun annesi Ayşegül,
Ali Yiğit'in annesi Ayşemimliyorum sizi:)))