Yazıya başlamadan hemen başlığı koydum. Dün dr. kontrolümüz vardı ve dr.un bu sözü kafamda dalgalanıp durdu. 2 gün önce arkadaşımla bu konu hakkında konuşmuştuk 2 haftadırda Tuna'nın davranışlarının değişmesiyle sürekli beynimi meşgul edip duruyordu.
Tuna'nın bebekliği bana göre kolaydı. Tracy'nin kitabına göre kitap bebek grubuna giriyordu.2 yaşın verdiği bize göre olumsuz olan etkiler birazda olsa kendini göstersede 2 haftadır tavan yapmış durumda.. Hiç mızmız olmayan oğlum gitti şöyleki...
Dışarıdan içeri girerken hiç itiraz etmezken şimdi kıyamet kopuyor, girmeyecekmiş beyimiz.Kapı önünde tüm apartmanı inletmesini beklemiyorum. Ayakkabılarıyla beraber içeri alıp bir süre daha ağlamasını bekliyorum artık çünkü o an beni hiç duymuyor. Burdan çocuğumu kasıtlı ağlattığım anlaşılmasın lütfen.
Bir süre bekledikten sonra kendi susup geliyor özür dileyip geliyor ya da devam ediyorsa ben yanına gidiyorum. Ne kadar şanslı olduğunu sabah ve akşam üstleri hep parkta olduğumuzu bir çok arkadaşına göre daha fazla gezdiğinden bahsediyorum. Bana olumlu yanıt veriyor. şükürrr..
Neyse eve girmeye ikna var, ama üzerini değiştirmeye ve el yıkamaya ikna yok hemen yine ağlama başlıyor. Yıkanmadığı taktirde yemek yiyemiyeceğini söylüyorum ve beklemedeyim sonunda susup kendi geliyor yıkıyoruz.
Aralarda düşüyor , kafasını çarpıyor, çorabını giyemiyor( hiç giyememişti zaten ama olsun yine giyemediği için yine ağlıyor), yaptığı kule bozuluyor vs vs. ağlıyorda ağlıyor.
Başka krizimizde şu arabalar filmini izletmemizle başladı. İlk başlarda saat kurmayı ve çaldığını kabullenmişken şimdi büyük itirazlarla karşılaşıyorum salya sümük yine ama ne olursa olsun yinede zamanında kapatıyorum. Ama yinede bu ağlama devam ediyor.
Anne olarak kendimi kötü hissettim açıkçası oğlumu ağlatıyorum diye ama mantığım doğru yaptığımı söylüyordu. Kendimi aklamam lazım ya hemen dr'a sordum tabi bu durumu.
Dr: Bu yaşlarda bu tür hareketlerin normal olduğunu ama ''özgürlüklerin sınırsız olmadığını'', söyledi. Dahası bunun sonu yoktu ki tv izleyecek biraz daha, biraz daha derken 15 dakika çıkacak 1- 2 saate , dışarıdan gelmek istemiyecek 5 dak 10 dakika derken öğle yemeği saati gecikecek vs. Çocuğun her şeyi elde edemeyeceğini , evde olduğu gibi dışarıdada bazı kuralların olduğunu bilmesi gerektiğini söyledi.
Dolayısıyla şu an içim rahat. Haa bu arada ağlama krizlerinde sürekli sarmaş dolaş bir haldeyiz.Ağlamaya müsade var ama her istediğini yapmaya yok.
Neyse kontrolde oyun gruplarına gitmemizi tavsiye eti 2,5 yaş civarı kendi akranlarıyla beraber oyun oynaması çok önemliymiş. Biz arkadaşlarla bir grup kurduk çok sık olmuyor bu toplantılar am buluşabildiğimiz kadar.
Tuvalet eğitiminden bahsettik uzun uzun ama tosunda hiç ilerleme olmaması daha hazır olmadığının göstergesiydi çok yavaş ilerliyoruz.
Kilomuz 15.200 gr 3 ay boyunca hiç kilo almamış dengeli fakat az yediğinden bahsetti. Sıcakta tosunun gıda alımı geçen senede aynı olmuştu. Endekste 4. 150gr doğan bir çocuğun kilosuyla giderken 3.960 gr'a düştük. Boyumuz iyi 97 cm.
Aslında 2,5 yaşımıza 1 ay daha var ama erken gitmek zorunda kaldık. Tuna'mda 1 aydır geçmeyen isilikle başlayan döküntüler oluştu ve geçmedi. Alerjik olduğu kesin krem ve damla verdi.
Ben hemen atladım ''ee hani alerjik durumlarda kan tahlili yapmıyormusunuz?''
Fırçada yedim bu arada bu yaştaki çocuklarıma ben tahlil yaptırmam. 3 yaşından öncede kesin sonuç vermez tahliller ama isterseniz yazayım dedi.
Arkadaşlarla bugünde onu tartıştık. Ya kanında birşey çıkarsa değerleri düşük olursa vb. Evet herşey olabilir bu soruları yanıtlayamadım ama herşeyden önce dr.uma çok güveniyorum. Umarım bir şey çıkmaz zaten iyi olmadığı taktirde bize bir dermatolog önerecek.
İşte böyleee başınızı ağrıttım.İyi hafta sonları diliyorum sizlere:))
22 Ekim 2010 Cuma
18 Ekim 2010 Pazartesi
İstatistikler en iyi 5
İstatistiklerden hangi postun en çok okunmuş? hemen hemen her blogda bu var şu arada. Ben ilk okuduğumda hemen merak edip kendiminkine bakmıştım. Bayağı ilginç gelmişti bana. Anne kaleminden ve Batı'nın annesi Melike sobelemiş beni. İşte burda tosunun ilk 5'i..
1)Olay sıralaması: Okul öncesi etkinlik dünyasından bu kartları gördüğümde hemen işe koyuldum. Şimdi daha çok ilgiliyiz bu kartlarla. Yapmak isteyenler başlığa tık tık.
2)Katlı otopark: El işi, çocuklara yapılacak her türlü etkinlik ilgi çekiyor anlaşılan Pratik annede görmüştüm. Tuna'm biraz parçaladı malesef.
3. Hafta sonu oyun grubu: Bu oyun gruplarını nerde görsem bende atlıyorum hemen ,yaratıcı anneler harika şeyler buluyor.
4)Kafa sallama: Diyeceksiniz bunun neyi tıklanmış valla bende anlamadım burda bir video olacaktı şimdi kayıp benimde kafam karıştı.
5)Tosun'dan 2 yaş halleri: Tüm anneler hepimiz bu dönemleri takip ediyoruz galiba.
Ben hala sobe yemediyse Yeliz'i, Bahar'ı, Bir terazi'nin günlüğünü sobeliyorum.
1)Olay sıralaması: Okul öncesi etkinlik dünyasından bu kartları gördüğümde hemen işe koyuldum. Şimdi daha çok ilgiliyiz bu kartlarla. Yapmak isteyenler başlığa tık tık.
2)Katlı otopark: El işi, çocuklara yapılacak her türlü etkinlik ilgi çekiyor anlaşılan Pratik annede görmüştüm. Tuna'm biraz parçaladı malesef.
3. Hafta sonu oyun grubu: Bu oyun gruplarını nerde görsem bende atlıyorum hemen ,yaratıcı anneler harika şeyler buluyor.
4)Kafa sallama: Diyeceksiniz bunun neyi tıklanmış valla bende anlamadım burda bir video olacaktı şimdi kayıp benimde kafam karıştı.
5)Tosun'dan 2 yaş halleri: Tüm anneler hepimiz bu dönemleri takip ediyoruz galiba.
Ben hala sobe yemediyse Yeliz'i, Bahar'ı, Bir terazi'nin günlüğünü sobeliyorum.
10 Ekim 2010 Pazar
BÖLÜK PÖRÇÜK BİRBİRİYLE ALAKASIZ SATIRLAR
Bir kaç haftadır evdeyiz. Bu haftada öyle oldu. Parka çıkış yaptıktan sonra evde mutlaka ya boyama yapıp,ya da kitap okuyup vakit geçiriyoruz.
1 haftadır günde 15 dakikayı geçmemek kaydıyla calliou ve ya arabaları izliyoruz oda her gün değil. İzlemeye başlayınca aynı anda saatimi kuruyorum ve ona zil çalınca kapatmamız gerektiğini söylüyorum. Kesin tepki alırım diye düşünmüştüm. Ama tosun beni bir kez daha şaşırttı. Zili duyar duymaz yüzünü buruşturup,
- jil çaldı kapat anne kapat diyor:))


Anaokulu dergisi ve Sabiha Paktuna'nın kitabı geldi.Ben daha önce incelememiştim. Kitabın bana özel yazıları olduğunu düşünmüştüm ama çocuğunuzu ölçeçek nitelikte puanlandırılan sorular var. Bu durum benim hoşuma gitmiyor.Çocuğun yaptıklarını belli kriterlerde ölçmek çok itici geldi.Oldum olası şu çocuklara yapılan IQ testlerindende hiç haz etmem.
Burda yalnış anlaşılmasın Kitap çok hoş ama puanlandırmaya gıcık oluyorum.


Gülen adamdan sonra arabalar ordan yıldızlarada geçtik. Bu iş gitgide zorlaşıyor. Tosun çok nadir kendi yapmak istiyor. Oturmalarıda ikna olursa:(( Galiba bu kışda bezli olucaz.

Ahh burada sevgi gösterisinde bulunurken anne kara kara düşünüyor nasıl çiş yaptırsam diye:))
Tosunum;
Seni çok seviyorum. Bu asla tarif edilemiyecek bir duygu bunu ancak baba olunca anlayacaksın onuda anneler kadar anlayamazsın biliyorum. Doğru yetiştirmek adına bazen kitaplara çok takılıp kaldığım oldu. Bu esnada yaptığım bir çok hatada oldu. Ama bilki senin adına hep en iyi şeyleri yapmak istememdendir yalnışlarım.
Canım benim gelişiminin en önemli döneminde umarım kalıcı hasarlar bırakacak şeyler yapmamışımdır, umarım yapmam.
Annen
1 haftadır günde 15 dakikayı geçmemek kaydıyla calliou ve ya arabaları izliyoruz oda her gün değil. İzlemeye başlayınca aynı anda saatimi kuruyorum ve ona zil çalınca kapatmamız gerektiğini söylüyorum. Kesin tepki alırım diye düşünmüştüm. Ama tosun beni bir kez daha şaşırttı. Zili duyar duymaz yüzünü buruşturup,
- jil çaldı kapat anne kapat diyor:))
Anaokulu dergisi ve Sabiha Paktuna'nın kitabı geldi.Ben daha önce incelememiştim. Kitabın bana özel yazıları olduğunu düşünmüştüm ama çocuğunuzu ölçeçek nitelikte puanlandırılan sorular var. Bu durum benim hoşuma gitmiyor.Çocuğun yaptıklarını belli kriterlerde ölçmek çok itici geldi.Oldum olası şu çocuklara yapılan IQ testlerindende hiç haz etmem.
Burda yalnış anlaşılmasın Kitap çok hoş ama puanlandırmaya gıcık oluyorum.
Gülen adamdan sonra arabalar ordan yıldızlarada geçtik. Bu iş gitgide zorlaşıyor. Tosun çok nadir kendi yapmak istiyor. Oturmalarıda ikna olursa:(( Galiba bu kışda bezli olucaz.
Ahh burada sevgi gösterisinde bulunurken anne kara kara düşünüyor nasıl çiş yaptırsam diye:))
Tosunum;
Seni çok seviyorum. Bu asla tarif edilemiyecek bir duygu bunu ancak baba olunca anlayacaksın onuda anneler kadar anlayamazsın biliyorum. Doğru yetiştirmek adına bazen kitaplara çok takılıp kaldığım oldu. Bu esnada yaptığım bir çok hatada oldu. Ama bilki senin adına hep en iyi şeyleri yapmak istememdendir yalnışlarım.
Canım benim gelişiminin en önemli döneminde umarım kalıcı hasarlar bırakacak şeyler yapmamışımdır, umarım yapmam.
Annen
4 Ekim 2010 Pazartesi
Kısacık
Tosun Cumartesi ilk defa çişinin geldiğini söyledi hemde bir kaç kez, bu gün tık yok.Öğlen geldiğimde çiş yapmamış beni bekliyordu.Biraz dil dökerek yaptık bakalım. Bu kadar mı yavaş ilerler yahu bu eğitim?
Dur dur kısacık diye başlık attım ama bu gün tosunun Winnie ile konuşmasını dinledim onu yazıyım bari..
Uykuya geçme pozisyonundayız. Tosun hep Winnie'siyle uyur.Sağına aldı olmadı , soluna aldı yine olmadı. İki kolundan tuttu kaldırdı.
- Vuuuuu vuuuuu
Şen motoya mı bincen, bişikete mi. Motoya bin motoya. Koykma koykma bişiy oomaj.Düşmeşşin düşmeş.
.........
Amannn çocuk normal konuşuyor işte ama benim çok hoşuma gidiyor paylaşmak istedim ne yapıyım:))
29 Eylül 2010 Çarşamba
Bu böcek çok bilmiş olacak:)
Günden güne konuşmaları değişiyor daha bir güzel kendini ifada eder oldu. Bazen çok güldürüp bazen gözlerimi dolduruyor.
Tuvalet eğitimi hala devam.. Babanesinin gel çişini yapalım israrlarına rağmen yok deyip 1 dakika sonra odasına yapan Tuna:
Önce sessizce kızılacağını düşünerek.
Tuna:Kuşumm kuşumm ( Babaneye kuşum diyoruz.)
Babane:.... (ses yok)
T:Kuşum ben çiş yaptım.
B:Ben sana şimdi yapalım dedim niye yapmadın. Şimdi biraz kal öyle.
Babaneden yüz bulamayan tosun başlar.
T:Anne anneee
B: Anne yok. Aradı geç gelicek.
Bu sefer sitem ederek.
T:Ooşun oşun anne olşaydı oşun deedi. ( Olsun olsun anne olsaydı olsun derdi)
****
Yeğenimle konuşuyor telefonda
...
Batuhan: Nasılsın Tuna?
T: İyiyim iyiyim şen naşılsın?
..
T: Eytan dayım naşıl?
B: Onlar bir yere gezmeye gittiler.
T: Ooşun boşve boşve gitşinler gitşin.
:)) Bu seferde teselli ediyor.
****
Babane öğle uykusu gelen tosunu uyutamamış.Ne söylediyse kar etmeyen Tuna
T:Anne uyutmazsa anne olmaj , başkası anne olmaj ?!!
Hele bunu duydum hemen gözlerim doldu.Uyurken uyanınca ilk söylediği şey '' anne şeni çok şeviyorum'' oluyor. İçimin yağları eriyor:)
Sizde de s'ler ş, r'ler otamatik olarak yutuluyor mu? Yoksa bir Beyaz gibi mi olcak oğlum?
Tuvalet eğitimi hala devam.. Babanesinin gel çişini yapalım israrlarına rağmen yok deyip 1 dakika sonra odasına yapan Tuna:
Önce sessizce kızılacağını düşünerek.
Tuna:Kuşumm kuşumm ( Babaneye kuşum diyoruz.)
Babane:.... (ses yok)
T:Kuşum ben çiş yaptım.
B:Ben sana şimdi yapalım dedim niye yapmadın. Şimdi biraz kal öyle.
Babaneden yüz bulamayan tosun başlar.
T:Anne anneee
B: Anne yok. Aradı geç gelicek.
Bu sefer sitem ederek.
T:Ooşun oşun anne olşaydı oşun deedi. ( Olsun olsun anne olsaydı olsun derdi)
****
Yeğenimle konuşuyor telefonda
...
Batuhan: Nasılsın Tuna?
T: İyiyim iyiyim şen naşılsın?
..
T: Eytan dayım naşıl?
B: Onlar bir yere gezmeye gittiler.
T: Ooşun boşve boşve gitşinler gitşin.
:)) Bu seferde teselli ediyor.
****
Babane öğle uykusu gelen tosunu uyutamamış.Ne söylediyse kar etmeyen Tuna
T:Anne uyutmazsa anne olmaj , başkası anne olmaj ?!!
Hele bunu duydum hemen gözlerim doldu.Uyurken uyanınca ilk söylediği şey '' anne şeni çok şeviyorum'' oluyor. İçimin yağları eriyor:)
Sizde de s'ler ş, r'ler otamatik olarak yutuluyor mu? Yoksa bir Beyaz gibi mi olcak oğlum?
25 Eylül 2010 Cumartesi
Tuvalet eğitimi - İlerleme var:))
Bu iş kesinlikle alıştırma kiloduyla olmuyormuş arkadaşlar bizim gibi tuvalet eğitiminde zorlananlar varsa bence direk normal kilotla denesinler. Ben boşu boşuna 1,5 ay alıştırma kiloduyla uğraşmışım.

Tuvalet eğitiminde en son neredemiyiz? Daha başındayız aslında ama bence büyük ilerleme kat ettik yavaşta olsa.Sabah babanesiyle yapmasada ben ya da babası geldikten sonra klozete yapmaya başladı. (Klozete ayakta yapıyor babası gibi) Bazen ''anne arkadan geliyor çiş'' diyor. Kakası geliyyor sanırım istemiyor. Ona lazımlık olarak alternatif sunduğumda ona geçiyor.
Şu sıra maşallah diyeyim bu konuda iyiyiz. Bu gün 10:00'da dışarı çıktık. Alıştırma kilodu bağladım kaza olmasın diye saat 2'de evdeydik. o zamana kadar tuttu. Eve gelince de hiç itiraz etmeden lazımlığa bi dolu yaptı tosunum.

Yukarıda ki gülen adamların , odamıza yapıştırdığımız yıldızların çok etkisi oldu bu konuda oturmak istemediği zamanlarda imdadımıza yetişti.
Şunu farkettim ki çok fazla sorduğumda inatlaştı aksi etki yaptı. Artık 2 saat geçtikten sonra soruyorum. Genelde o saate kadar çişi gelmiş oluyor.
Şimdilik kendisi ''anne çişim geldi yapıcam'' demedi. Ama olsun bu bile bizim için büyük olay ne lazımlığa, ne de klozete oturmuyordu. Gece uyurkende uyuduktan sonra bağlıyorum bazen kuru , bazen dolu kalkıyor.
Başka yapamadıklarımız kakamız. Lazımlığa oturmuyor bu konuda. Deli danalar gibi o oda senin bu oda benim koşa koşa yapıyor oğlum. Biraz ilginç oluyor çok gülüyoruz biz. Bakalım onunda sırası gelir inşallah.
Şu soğuklar gelmeden bitirsek çok sevincem. Hadi hayırlısı bu eğitimi veren hepimize..:))

En güzeli şu an galiba, onu uyuyorken seyretmek, evin çıt çıkmayan sessiz hali, beni birazda kendi başıma bırakan,kendime ait dediğim o an..
Tuvalet eğitiminde en son neredemiyiz? Daha başındayız aslında ama bence büyük ilerleme kat ettik yavaşta olsa.Sabah babanesiyle yapmasada ben ya da babası geldikten sonra klozete yapmaya başladı. (Klozete ayakta yapıyor babası gibi) Bazen ''anne arkadan geliyor çiş'' diyor. Kakası geliyyor sanırım istemiyor. Ona lazımlık olarak alternatif sunduğumda ona geçiyor.
Şu sıra maşallah diyeyim bu konuda iyiyiz. Bu gün 10:00'da dışarı çıktık. Alıştırma kilodu bağladım kaza olmasın diye saat 2'de evdeydik. o zamana kadar tuttu. Eve gelince de hiç itiraz etmeden lazımlığa bi dolu yaptı tosunum.
Yukarıda ki gülen adamların , odamıza yapıştırdığımız yıldızların çok etkisi oldu bu konuda oturmak istemediği zamanlarda imdadımıza yetişti.
Şunu farkettim ki çok fazla sorduğumda inatlaştı aksi etki yaptı. Artık 2 saat geçtikten sonra soruyorum. Genelde o saate kadar çişi gelmiş oluyor.
Şimdilik kendisi ''anne çişim geldi yapıcam'' demedi. Ama olsun bu bile bizim için büyük olay ne lazımlığa, ne de klozete oturmuyordu. Gece uyurkende uyuduktan sonra bağlıyorum bazen kuru , bazen dolu kalkıyor.
Başka yapamadıklarımız kakamız. Lazımlığa oturmuyor bu konuda. Deli danalar gibi o oda senin bu oda benim koşa koşa yapıyor oğlum. Biraz ilginç oluyor çok gülüyoruz biz. Bakalım onunda sırası gelir inşallah.
Şu soğuklar gelmeden bitirsek çok sevincem. Hadi hayırlısı bu eğitimi veren hepimize..:))
En güzeli şu an galiba, onu uyuyorken seyretmek, evin çıt çıkmayan sessiz hali, beni birazda kendi başıma bırakan,kendime ait dediğim o an..
19 Eylül 2010 Pazar
Ben ki(mim)?
Bundan 1,5 sene önce Büşra arkadaşım ben mimlemişti o sıralar ben mimin ne demek olduğunu bile bilmiyordum blogla çok haşır neşir değildim.Bugün Ömer'imi uyuturken aklıma geliverdi niye karşılık yazmamıştım ki oysa benim mimleyip yazamayan bir arkadaşım bana neden yazamayacağını özelden yazarak uzun uzun açıklamıştı. Büşracım bir özür yazısı olsun bu..
Esra Aydın kimdir?
Kasım 78 Eskişehir doğumlu, kökenleri Kırım'dan gelen tatar bir ailenin kızıdır.. Kırımda zulme uğrayıp,orda herşeylerini bırakıp önce Romanya ordan Türkiye'ye göçen Hacı İslam Töre ve ailesi Eskişehir'e yerleşirler. Oğullarından Ömer Töre dedesi olup kendisine çok benzediği söylenir.
Lise 'de biricik aşkıyla tanışır o zamandan biliyorlardır sanki onlar ruh ikizidir.Üniversitede birlikte büyürler.Okul bitince Mardin Midyat'da 3,5 sene aşkını bekler bir asır gibi gelir ona bu bekleyiş ama sonunda kavuşurlar. Önce Ankara'da yaşama adım atarlar birlikte. Acı bir tecrübeden sonra oğlu Ömer Tuna Aydın gelir mutlu olan bu aileye.. Ömer bereketiyle gelir 20 günlükken babanın tayini çıkar İzmir'e hala orda yaşamaya devam ederler.
( Biyografi gibi oldu galiba)
Arkadaşlarım beni hep çok sempatik bulurlar.Güler yüzlüyümdür. En kötü zamanımda bile güler yüzümü hiç eksik etmem kimseden. Pozitif yaklaşmaya çalışırım hayata , kafama küçük şeyleri çok taktığım da olur hatta uyuyamam ama etrafa yansıtmam..
Kocam, eşim can yoldaşım benim sırdaşım her şeyimi paylaşırım hep dinler beni koşulsuz , haa eleştirirde beni, doğruyuda çok gösterir, bunaltırım kendisini.. Bazen paylaşamam onu arkadaşlarıyla bile , onunla yaşamak isterim herşeyi o da kızar bu huyuma... Ne yapayım huylu huyundan vazgeçmiyor.
Eşim ve oğlum hariç duygularımı fiziksel olarak gösteremem kimseye.. Çok sarılamam üzüntüde sevinçte bu bana annemden kaldı galiba, pek bilmem bana sarıldığını.. Bazen hüzünlenirim bu duruma ama kızmam ona çok zor zamanlar yaşamışlar zamanında belli ki gösteremedi sevgisini tam . Ama bilirim çok sever beni her annenin çocuğunu koşulsuz sevdiği gibi..
En çok korktuğum şey yazarken bile tüylerim diken diken oluyor. Eşimden ayrı kalmak. Şimdi diyeceksiniz hani oğlun ? Oğlumun yeri ayrı ona olan sevgim hiç kimseninkiyle ölçülemez. Ama oda beni bir gün bırakıp gitcek biz yine başbaşa kalıcaz aşkımla.
En çok istediğim şey eşimle, oğlumla bir ömür boyu sağlıkla mutlu yaşamak. Onunlada şu aşağıdaki buruşuk ihtiyarlar gibi olmak:))
( Bu yazıyı yıldönümümüzde mi yazsaydım acaba?:))

Bir ara bir mim furyası dolaşıyordu bloglarda ben yine başlatayım hadi..
Sizi mimleyen kişiye link verin , kime istiyorsanız gönderin.
Batıkan'nın annesi Melike, yeni arkadaşlar tanışmak adına Utku'nun annesi, Uzaylı anne Gülay, Elif ve Eren'nin annesi,Duru'nun annesi Ayşegül, Ali Yiğit'in annesi Ayşe
mimliyorum sizi:)))
Esra Aydın kimdir?
Kasım 78 Eskişehir doğumlu, kökenleri Kırım'dan gelen tatar bir ailenin kızıdır.. Kırımda zulme uğrayıp,orda herşeylerini bırakıp önce Romanya ordan Türkiye'ye göçen Hacı İslam Töre ve ailesi Eskişehir'e yerleşirler. Oğullarından Ömer Töre dedesi olup kendisine çok benzediği söylenir.
Lise 'de biricik aşkıyla tanışır o zamandan biliyorlardır sanki onlar ruh ikizidir.Üniversitede birlikte büyürler.Okul bitince Mardin Midyat'da 3,5 sene aşkını bekler bir asır gibi gelir ona bu bekleyiş ama sonunda kavuşurlar. Önce Ankara'da yaşama adım atarlar birlikte. Acı bir tecrübeden sonra oğlu Ömer Tuna Aydın gelir mutlu olan bu aileye.. Ömer bereketiyle gelir 20 günlükken babanın tayini çıkar İzmir'e hala orda yaşamaya devam ederler.
( Biyografi gibi oldu galiba)
Arkadaşlarım beni hep çok sempatik bulurlar.Güler yüzlüyümdür. En kötü zamanımda bile güler yüzümü hiç eksik etmem kimseden. Pozitif yaklaşmaya çalışırım hayata , kafama küçük şeyleri çok taktığım da olur hatta uyuyamam ama etrafa yansıtmam..
Kocam, eşim can yoldaşım benim sırdaşım her şeyimi paylaşırım hep dinler beni koşulsuz , haa eleştirirde beni, doğruyuda çok gösterir, bunaltırım kendisini.. Bazen paylaşamam onu arkadaşlarıyla bile , onunla yaşamak isterim herşeyi o da kızar bu huyuma... Ne yapayım huylu huyundan vazgeçmiyor.
Eşim ve oğlum hariç duygularımı fiziksel olarak gösteremem kimseye.. Çok sarılamam üzüntüde sevinçte bu bana annemden kaldı galiba, pek bilmem bana sarıldığını.. Bazen hüzünlenirim bu duruma ama kızmam ona çok zor zamanlar yaşamışlar zamanında belli ki gösteremedi sevgisini tam . Ama bilirim çok sever beni her annenin çocuğunu koşulsuz sevdiği gibi..
En çok korktuğum şey yazarken bile tüylerim diken diken oluyor. Eşimden ayrı kalmak. Şimdi diyeceksiniz hani oğlun ? Oğlumun yeri ayrı ona olan sevgim hiç kimseninkiyle ölçülemez. Ama oda beni bir gün bırakıp gitcek biz yine başbaşa kalıcaz aşkımla.
En çok istediğim şey eşimle, oğlumla bir ömür boyu sağlıkla mutlu yaşamak. Onunlada şu aşağıdaki buruşuk ihtiyarlar gibi olmak:))
( Bu yazıyı yıldönümümüzde mi yazsaydım acaba?:))
Bir ara bir mim furyası dolaşıyordu bloglarda ben yine başlatayım hadi..
Sizi mimleyen kişiye link verin , kime istiyorsanız gönderin.
Batıkan'nın annesi Melike, yeni arkadaşlar tanışmak adına Utku'nun annesi, Uzaylı anne Gülay, Elif ve Eren'nin annesi,Duru'nun annesi Ayşegül, Ali Yiğit'in annesi Ayşe
mimliyorum sizi:)))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)