19 Haziran 2013 Çarşamba

Kızçemden tosunumdan kısa kısa

Geçen hafta itibariyle  33. haftayı geçerken Nehir kızım 46 cm  2236 gr olmuş. Ancak henüz tam dönme olmadı ben döndü zannederken ayaklar ve baş aşağıda totomuz yukarıda  bu durumda normal doğum tabi ki mümkün değil dönmesini bekliyoruz. 1 ay 1 haftamız kaldı. Çantamızı daha dün hazırladım hatta bir iki eksiğimiz var. Tosunumda ne kadar ayrıntıya girdiysem Nehir kızımda o kadar rahatım.
 Oğluşum tam taşınma zamanı doğduğu için ( 20 günlükken taşındık ) mevlit şekeri yok kapı süsü vs.  hiç bir şey yapmamıştım. Kızımda kendim de heveslendim kapı süsü ve sabun  yaptırdım. Sabunlar aşağıda gördüğünüz gibi, mevlit şekeri yeniyor atılıyor insanlar banyolarına koyarlar en azından diye düşündüm.
 Kapı süsü fotosu şu anda bilg. kayıtlı değil  bir daha ki posta inşallah.., Bu arada kapı süsü ve sabunları buradan yaptırdım.

 Tosunum ne mi yapıyor çok hassaslaştı çok daha bir duygusal  oldu.

Geçen akşam yatağında sarılıp konuşurken;
- annecim senin gibi bir evladım olduğu için çok şanslıyım seni çok seviyorum dedim.
- Ya anne öyle söyleme ağlamam geliyor..

Bazen gözüme ışık vuruyor gözlerim parlıyor bir bakıyorum bizimkinin gözleri sulanmış beni ağlıyor zannediyor.

 Kendi doğum fotosunu kucağımda beni ağlareken gördü. Eyvah dakikalarca ağladı.
- Anne mutluluktan ağladım desemde..
- Hayır anne mutluluktan ağlanmaz üzülmüşsün sen  ağlıyorsun diyerek devam etti ağlamaya.. bir daha da o fotoyu göstermedim ortadan kaldırdık. Sanırım benim canımın yanacağı korkusu var içinde..
Benim duygusal oğlum yeni sorular başaldı  tabii.
- Anne bebekler nasıl oluşur?
- Anne bebekler nasıl doğar?
Uygun cevap vermek bir o kadar zor...



21 Mayıs 2013 Salı

Tosunum 5 yaşında





Nice yıllara tosunum  iyi ki varsın iyi ki doğurmuşum seni.. eminim çok iyi bir abi olcaksın , iyi bir evlat .. umarım biz de sana iyi bir ebeveyn olabilmişizdir. Canımsın..

12 Mayıs 2013 Pazar

Annem ve Ben etkinliğinde tosunumla..

Bu gün anneler günü ertesi.. 29 hafta boyunca hareketlenmemiş hormonlarım bu gün tavan yaptı sanki. Tosunumun  anneler günü için okulcak arkadaşlarıyla hazırladıkları Annem ve Ben etkinliğine katıldık. Etkinliğin  başında yayınlanan sinevizyon gösterisiyle   başladı  kendimi tutamamam.
Şarkılar oyunlar derken.... En son oğlumun bana yaptığı bileziği bana verirken  ''anneler günün kutlu olsun annecim '' sözleri dudaklarından dökülürken sesinin titremesi ve su koyuvermesiyle  o zamana kadar gözlerini  birbirinden kaçıran  ben ve oğlum tüm anne ve babaların önünde  salya sümük birbirimize dolandık. Neyseki öğretmenimiz imdadımıza yetişti durumu kontrol altına aldı.
 Canım oğlum benim duygusal annem evde bile bana şarkı söylerken dayamayıp ağlayan kuzum. Ben çok ama çok şanslı bir anneyim senin gibi bir evlada sahip olduğum için, iyi ki varsın, iyi ki doğdun, iyi ki oğlumsun   senin annenim bitanem....


 Bu günkü eğlenceden..
 Toplu şarkı söylerken
 İngilizce öğretmeniyle oyunlarda..
 Beden eğitimi oyunlar..
 Babamızla 2 kez 1. oldular..
 Sınıf öğretmenimizin cuf cuf treni..
Müzik öğretmeni şarkılarla oyunlarda..



 Resim atölyesinde maske yaptık.
Yok daha fazla bunları yazmayayım boğazım hala düğüm düğüm ..
 Gelelim Nehir kızıma oğlum bu ismi  seçti seçenekler arasından .. Tuna Nehrim olacak inşallah..
Bu hafta itibariyle 29. haftadayım. Hafta itibariyle 1274 gr 35 cm  gelişimi iyi gidiyor gibi.. Tosunumda olduğu gibi kasılıp kalmıyorum şunu yiyim aman eksik kalmasın bunuda evde bulundurayım. Gayet rahatım bu konuda dolayısıyla oğluşta aldım 18 kg yerine Nehir kızımda henüz 7 kilo almış durumdayım tabii daha 2 ayımız var belli olmaz ama bu gidişle 6 kilo daha alırım diye düşünüyorum.
 Geçen haftalarda kızıma oda takımını beğendik. İlk etapta şifonyerini yaptırıyoruz 6 ay sonra da odasına geçeriz diye düşündük . Şu sıralar biraz panikledim havaların ısınmasıyla  gezip istediklerimi alamıyacağım diye  eksiklerim çok ve İzmir bu konuda çok dağınık alışveriş mağazaları, bebek mağazaları vs.
Neyse gerisi yeni bir posta inşallah bakalım..



30 Nisan 2013 Salı

Ailemizin yeni üyesinden , tosunumdan haberler

Evet an itibariyle açıklıyorum 28 haftalık bir hamiş duruyor karşınızda.. Uzun zaman oldu ve bloga hemen yazmamamın kendimce sebepleri vardı aslında ama artık zamanı geldi diye düşündüm. Şu zaman zarfında bloğuda boşladım kızım olmadan bir yazı, Tuna'mın  düşünceleri.. biraz boş eksik olaktı bu sebeple erteledim galiba.. Gerçi artık okuyanda pek kalmadı çok uzak kaldım buradan kimselere yorum yazamıyorum. bakalım yine eski formumda yazar mıyım bilmem.
Evet yanlış okumadınız ailemizin yeni üyesi kızım geliyor..Yeniden aynı telaşe, aynı o küçük ayak ellere bakmanın verdiği haz özlemişim çok büyük bir heyecanla bekliyorum bakalım hayırlısı..
Şimdi sizin aklınızdaki soru şu tabii Ömer Tuna'mın düşünceleri hissettikleri.
Oğluşa 5. ay girdiğinde haberini verdik ama bundan önceki zamanlarda sürekli ilerde kardeşin olursa.... ile başlayan cümleler kurduk. süreç çok uzun olunca beklemesi zor olur ne zaman sorar diye çok düşündüm. Ama söyledik söyleyeli hiç sormadı ne zaman doğacak diye ya da mümkün olduğunca çok konuyu açmıyor bile:)
Ara ara soruyorum tabii şu anda kendince tek tedirginliği bebeğin nasıl çıkacağı, bana ne olacağı. Sanırım arkadaşlarından duymuş karnından mı çıkacak deyip duruyor. Ona fazla derine girmeden anlattım karnımın kesilmeyeceğini sanırım bundan korkuyordu. Karnımı gösterdim hiç birşey olmadığını görünce rahatladı.

 Bu gün ilk defa önce karnımı sonra beni öptü sanırım kabullenme sürecindeyiz.
Arkadaşlarımızın bebekleri ya da küçük çocukları geldiğinde onlara oldukça iyi davranıyor bazen küçükler ona vursa bile hiç karşılık vermiyor sadece koruyor kendini, hatta ciddi anlamda abilik yapıyor diyebilirim. Tabii bu kızımız gelince belli olacak..

 Doğum Temmuz sonuna denk geliyor okullar kapanınca  kreşe hala göndersemmi onun kararını veremedim.
İzmir çok sıcak malum kızımız gelmeden çok çıkaramıyacağım geldikten sonrada ilgi dağılacak, hırçınlaşır mı bilemiyorum. Okursanız yorumlarınızı bekliyroum.
 Şimdilik benden bu kadar ara ara yazacağım artık inşallah.

17 Şubat 2013 Pazar

Kısa kısa bizden notlar

Haftalar haftalar,  ne haftası aylar olmuş buraya doğru düzgün birşeyler yazmayalı.. Bu aylar boyunca  hayatımızda çok köklü değişiklikler oldu diyebilirim .
*Eylül ayı itibariyle kendi evimize yerleştik. Aylar boyunca araştırma ve aylar boyunca beklemeden sonra  içimize sinen  güzel evimizdeyiz. Mutluyuz yeni evin ihtiyaçları bitmez, eve her ay yeni bir şeyler yapmanın almanın keyfi ayrı bambaşka... Bu arada biz bu evi almamızı sağlayan Kayınpederim ve kayın valideme teşekkür etmeden geçemiyeceğim. Sağolsunlar yoksa biz bu evi havada karada alamazdık..
* Yine bu ayla beraber herkesin bana Cumhurbaşkanından toppilin mi var dedirten eve 400 m  uzaklıktaki okuluma tayinim çıktı. Sabahları 2 dk okulumdayım. Ama arabayı Muradıma bıraktım istediğim gibi gezemiyorum.
* Tosunum bir çocuk bakım evinin 5 yaş grubunda okula başladı. İlk hafta ne kadar güzel geçtiyse  sonraki  2 hafta bir o kadar kötüydü. Her gün ağlaya ağlaya gitti orada bin bir dil , rica kandırmayla ayrıldık.
 Bir gün öğretmenini ayağı kırıldı ilaç almaya yolladı, bir gün arkadaşlarının karnı acıktı kraker almaya gittik, bir gün acil kitaba ihtiyacımız oldu eve gitmemiz gerekti vs. vs..
 Yalnız seminerler zamanında  ben okula geç kalıpta mecburen elimden alıp içeri götürdükleri zamanı hiç unutmuyorum. Okula dolu dolu gözlerde gittim, o  gün geçmek bilmedi. Akşam almaya gittiğimde de  niye erken geldin diye ağlamaz mı salya sümük? Halbu ki nerdeyse bir senedir alışsın diye 3 haftada bir, ayda bir  okuluna getirip götürüyordum.
 Böyle çelişkili  anlarımız da oldu.Ama şükür ki artık herşey yolunda  çok severek gidiyor gayet mutlu ama tatil günlerinide iple çekmiyor değil hani..
 Babamız gelip götürünce babamızın çıkış saatlerinide bekliyoruz ve okulda geçirdiği süreçte oldukça uzun olunca bizi, evi, oyuncaklarını, kitaplarını herşeyini özler oldu oğlum doğal olarak.
 Eve geldiğinde mümkün olduğunca beraber oynuyoruz, hafta sonu beraber gezip tozuyoruz işte..

* Ve en sonuncu büyük değişim bir başka posta az sonraaaaa....

3 Kasım 2012 Cumartesi

Ömer Tuna'mın dilinden kendini hala anlamayan annesine

Kırılgan bir çocuğum ben
Yüreğim cam kırığı.
 Bütün duygulardan önce
Öğrendim ayrılığı..
 Saldırgan diyorlar bana
 Oysa kırılganım ben.
 Gözyaşlarım mücevher
 Saklıyorum herkesten.
 Ürküyorlar gözümdeki ateşten
. Ürküyorlar dilimdeki zehirden.
 Ürküyorlar o dur durak bilmeyen gözü kara cesaretimden.
 Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum,
 Bir yanı çılgın dağ doruğu.
Oysa böyle yapmasam ben
Nasıl korurum İçimdeki çocuğu?
 Bir yanım çılgın nar ağacı,
Bir yanım buz sarayı.
 [ Murathan Mungan ]

17 Ağustos 2012 Cuma

İyi bayramlar

Ve geri sayım başladı. Yeni iş, yeni ev, yeni kreş hepsi bir arada son 10 gün.. Sabaha Eskişehir yolcusuyuz. Herkese iyi bayramlar efendim.