Tuvalet eğitimi alıştırmalarına 1,5 ay öncesinden başlamış olup bir arpa boyu yolu kat edemenin hüznüyle yazıyorum. Okullar tatil olur olmaz başladım. Daha doğrusu alıştırma kilotlarını giydirdim hep, şu andada durum aynı sürekli kilot altında, dışarı çıkıncada dahil, sadece uyurken takıyorum bezimizi ( burda soru işareti takılmış olabilir).
Tosun bu 1,5 ay boyunca değil lazımlığa ya da klozet adaptörüne yapmak oturmadı bile. Kesin bir dille lazımlığa yapmayacağı ifade ediyor.Çişini yaptıktan sonra söylüyor ve hemen değiştirilmesini istiyor ancak yapmadan önce söylemek yok, lazımlığa oturmak istemek hiç yok.
Tüm gün beyimin donunu yıkıyorum allahtan hava sıcakta hemen kuruyorlar.
Uyurken takıyorum dedim çünkü sabah bezi tam dolu kalkıyor , hiç lazımlığa yapmak istememesi beni düşündürüyor. Gündüz bile oturmazken gece nasıl kaldırıp çiş yaptıracağım acaba?Hazır değil galiba yapcak bişey yok:((
Tek olumlu yanı artık çişini yaptığında rahatsız oluyor ve birazda olsa bez masrafından kurtulmuş olduk.
Sabah kahvaltıdan sonra 8:30 -9:00 gibi sitenin gölge yerlerinde yürüyüşe çıkıyoruz. Eve gel ,meyva ye, sonrasında nerdeyse her gün havuzda oynuyoruz. Öğle yemeğinden sonra bende oruçlu olmanın verdiği yorgunlukla ikimizde 3 saatlik bir uykuya geçiyoruz. Kalkasıya 6:00 oluyor 6:30 babamızın geliş saati ve top babada..
Sürekli ama sürekli konuşuyor. Bu sabah babasına '' psikopat mısın nesin?'' dediğinde uykudayken gözlerimi açmama sebep oldu.Kimse ona böyle bir şey öğretmedi.Bir yerden duydu hafızaya aldı demek :))
Evde olmanın can sıkıntısıyla ara ara televizyonda kaçamak yapıyorum tosun ya bana eşlik ediyor ya da tv'yi hemen kapatıyor:((
Günler çabuk geçiyor 10 gün sonra okul yine başlıyor , hiç bir şey anlamadım bu tatilden:((
18 Ağustos 2010 Çarşamba
12 Ağustos 2010 Perşembe
Dünya alarm veriyor !!!

Rahatsızlandım demiştim ama yemek yemek istememe isteğim hala devam ediyor. Dün ramazanın ilk günüydü ben sadece çorba içerek açtım. Yemek kokuları burnuma dayandı şöyle bir geri attım kafamı.
Bunları anlatırken arkadaşıma '' Esra sen hamile olmayasın '' gibi bir laf söyledi. Bir an neye uğradığımı şaşırdım ben bile kendimden şüphe ettim. Ama biliyorum bunlar rahatsızlığımın yan ürünleri olarak hala bende kalmaya devam ediyor.
Her gün çok sıcak şu günlerde ama bizim klima tırtladı. 1 saat çalışıyor sonra şartel atıp bizi karanlığa gömüyor. Dün 3 e kadar uyuyamadım sıcaktan ve bunun geriye dönüşü yok artık önümüzdeki her senenin böyle geçecegini hangimiz özümsedik kabul ettik acaba? Böyle bir dünyaya 2.yi getirmek cesaret işi. bir tarafta seller , bir tarafta kuraklık, dünya ısısı gitgide yükselecek, tatlı sular dünyanın % 3'ünü oluşturuyor. Biz hala hiç bitmeyecek gibi suları gereksiz yere harcamaya devam ediyoruz. KARBONDİOKSİT SINIRINI ÇOKTAN AŞMIŞ DURUMDAYIZ.
Ben blog aleminde küçücük izleyicisi olan bir yerdeyim. Ufakta olsa okuyan varsa bence bunu konu edip herkese sürekli yaylamalıyız. Her kesin beynine kazınmalı ,önlemler alınmalı, belki biraz yavaşlatılabilir şu küresel ısınma düşmanı....
Sürekli net'de dolaşıyorum gerçekten moralim bozuluyor.
Bu arada blog alemi yine çalkalanıyor. Bir vatandaş begendiği yazıları alıp kendi yazmışcasına blogunda yayınlıyormuş. Şükür kopyalanacak parlak yazılarım olmadı hiç. Herkesin dikkatine aşağıdaki yazı bir haber sitesinden ufak bir alıntıdır. Ha ha ha ha :))

Sera gazı artışlarının ve diğer insan etkilerini de hesaba katarak küresel sıcaklığı yeniden oluşturan modeller (kırmızı çizgi), ölçülen sıcaklıklarla (gri çizgi) oldukça örtüşüyor. Bu modeller sadece doğal etmenler ile küresel sıcaklığı oluşturduklarında ise (mavi çizgi), şuanda gerçekleşmeyen hafif bir soğumanın olması gerektiği görülüyor. Modellerin küresel sıcaklıkları makul ölçülerde üretebildikleri 20. yy içerisinde gerçekleşen dört büyük volkanik patlamaya göre yapılan tahminlerle sınanmış: her patlamadan sonra modellerin tahmin ettiği gibi kısa soğumalar gözlenmiş."
9 Ağustos 2010 Pazartesi
Eskişehir - Tokathan arası
Geldik işte aslında daha uzun kalsaydık yeriydi.Köyümün akşamları serindi yorganla yatıyorduk burda cehennem sıcağındayız. Ama ramazan kapıda geldi evde olmalıyım.
Dedenin köy
evinde tamirat vardı bu sefer anne çalıştı çok foto çekemedi. Tosun ise doyasıya oynadı ben çoğu zaman itiraz etsemde toza , çamura bulandı.
Gelincede rahatsızlandım , yorgunluktan olsa gerek. Bugün iyiyim biraz blog arkadaşlarıma bakıyım dedim.
Begüm başlamış artık bezsiz takılmaya , Arda'da..
Yaz gireli alıştırma kilotlarıyla geziyoruz ama bizimkisi daha bir kere bile ne klozete ne de lazımlığa oturdu. Tek yaptığı işi bitince haber vermek.Arkadaşlarımıza çok imrenmekle beraber '' demek daha vaktimiz var hazır değiliz diyoruz''
27 Temmuz 2010 Salı
Tosundan kısa diyaloglar
Tosundan diyaloglar devam ediyor..
*Baba tosunun altını değiştirir. Bu arada tosun bir şeyler mırıldanır.
T: Baba şende şöyle
Babada aynı ezgiyi mırıldanır.
T:Baba şende yapabiliyoşun beede yapabiliyoyum ben aatık büyüdüm.
*Tosun oyun oynarken yalnışlıkla elini annenin yüzüne çarpar. Annenin yüzü buruşur.
Tosun gözlerini kocaman açarak.
T:Anne şana şaka yaptım şaka..
* Anne tosuna pilav yedirtmektedir. Bir ara masaya düşen pilav tanesini anne eliyle alır ağzına atar.Tosun kaşığı kaptığı gibi anneye uzatır.
T:Anne einle yeme kaşıı kullann kaşııı.
* Anne Eskişehir'e gidecek aceleyle bavulunu hazırlar. Tosunda sürekli başında vız vız konuşur durur. Sürekli
T:Anne şen ne yapıyoşun?
ne yapıyoşun anne ?
Annnneee şen ne yapıyoşun?
A: Bişey yapmıyorum annecim!!
T: ANNE ŞEN NE YAPIYOŞUN ? BEN BİŞEY YAPMAYA KAAŞIYIM( KARŞIYIM)
A: ?!!
Ve bunun gibi deli saçmalığı sözler,konuşur konuşur konuşur..
Şu günlere 2 yaşı hafiFten hissederken üst arka azılarımızında çıktığını farkettim. Artık diş muhabbetimiz bitti. Tam 20 diş var ağzımızda:)) ŞÜKÜRRRRR..
Biz yine yokuz bir süre memlekete Eskişehir'e gidiyoruz. Köyümü çok özledim. Anane,babane, dedeler bizi bekler. Dönüşte görüşmek üzere sağlıcakla kalın:))
*Baba tosunun altını değiştirir. Bu arada tosun bir şeyler mırıldanır.
T: Baba şende şöyle
Babada aynı ezgiyi mırıldanır.
T:Baba şende yapabiliyoşun beede yapabiliyoyum ben aatık büyüdüm.
*Tosun oyun oynarken yalnışlıkla elini annenin yüzüne çarpar. Annenin yüzü buruşur.
Tosun gözlerini kocaman açarak.
T:Anne şana şaka yaptım şaka..
* Anne tosuna pilav yedirtmektedir. Bir ara masaya düşen pilav tanesini anne eliyle alır ağzına atar.Tosun kaşığı kaptığı gibi anneye uzatır.
T:Anne einle yeme kaşıı kullann kaşııı.
* Anne Eskişehir'e gidecek aceleyle bavulunu hazırlar. Tosunda sürekli başında vız vız konuşur durur. Sürekli
T:Anne şen ne yapıyoşun?
ne yapıyoşun anne ?
Annnneee şen ne yapıyoşun?
A: Bişey yapmıyorum annecim!!
T: ANNE ŞEN NE YAPIYOŞUN ? BEN BİŞEY YAPMAYA KAAŞIYIM( KARŞIYIM)
A: ?!!
Ve bunun gibi deli saçmalığı sözler,konuşur konuşur konuşur..
Şu günlere 2 yaşı hafiFten hissederken üst arka azılarımızında çıktığını farkettim. Artık diş muhabbetimiz bitti. Tam 20 diş var ağzımızda:)) ŞÜKÜRRRRR..
Biz yine yokuz bir süre memlekete Eskişehir'e gidiyoruz. Köyümü çok özledim. Anane,babane, dedeler bizi bekler. Dönüşte görüşmek üzere sağlıcakla kalın:))
22 Temmuz 2010 Perşembe
Of'a dittim Of'a
Trabzon'dan döneli 1 hafta olduğu halde yazamadım kendimi evi temizleme telaşesinde buldum ama hala tamamlayabilmiş değilim bir taraf biterken bir taraf yine kirleniyor.Tosunla sürekli yapmak ne mümkün zaten:(
Tatilimiz güzeldi anne ,baba olarak biz gerçekten dinlendik. Babane ve dede faktörü olunca bize yapacak çok iş düşmedi. Tosunun ilk defa Of'a gitmesi şerefine akraba ziyareti çok oldu bu sebeplen yalnızca uzungöl'ü görebildik.
Burda biraz susayımda fotolar konuşsun.

10 gün böyle bir yeşilliğin içinde sabah 7 akşam 9 koşturdu durdu tosuncuk.

Babasıyla büyükbabanenin bahçesindeki odunları taşıdı.

Uzungöl'de dedesinde hediyelerini koparttı.

Bana uzungöl Abant gölünün küçük bir kopyasıymış gibi geldi Yalnız havası Of'a göre oldukça soğuktu. Suyu da..

Legenden havuz yaptık doldurup boşalttı.

Sevimliliklerine devam etti.

Denize girdi ancak birkaçgün nerdeyse dönesiye kadar hava kapalı ve yağmurluydu.

Ananenin kedileriyle oynadı.

Dedesiyle fındık topladı.

Babanenin bahçesini suladı.

Anne değirmende mısır öğüttü.Tosuna kuymak ekmek yapmak için:)

Ve tatil dönüşü oğlu ve babasında son görüntü.. En güzel foto bu olsa gerek:))
Tatilimiz güzeldi anne ,baba olarak biz gerçekten dinlendik. Babane ve dede faktörü olunca bize yapacak çok iş düşmedi. Tosunun ilk defa Of'a gitmesi şerefine akraba ziyareti çok oldu bu sebeplen yalnızca uzungöl'ü görebildik.
Burda biraz susayımda fotolar konuşsun.
10 gün böyle bir yeşilliğin içinde sabah 7 akşam 9 koşturdu durdu tosuncuk.
Babasıyla büyükbabanenin bahçesindeki odunları taşıdı.
Uzungöl'de dedesinde hediyelerini koparttı.
Bana uzungöl Abant gölünün küçük bir kopyasıymış gibi geldi Yalnız havası Of'a göre oldukça soğuktu. Suyu da..
Legenden havuz yaptık doldurup boşalttı.
Sevimliliklerine devam etti.
Denize girdi ancak birkaçgün nerdeyse dönesiye kadar hava kapalı ve yağmurluydu.
Ananenin kedileriyle oynadı.
Dedesiyle fındık topladı.
Babanenin bahçesini suladı.
Anne değirmende mısır öğüttü.Tosuna kuymak ekmek yapmak için:)
Ve tatil dönüşü oğlu ve babasında son görüntü.. En güzel foto bu olsa gerek:))
2 Temmuz 2010 Cuma
Tosun'dan 2 yaş halleri
Çok büyüdü tosunum çokk:)) huysuzluklarının yanında yöneldiği alanlarda genişliyor. Bide dilbaz oldu ki sormayın.
Dışarıda tam bir haşere çocuk tanıyamıyorum onu evdeki sakin haline bakınca.Hep sevmiştir arabaları , vinç, kepçe, motor ama 2 yaşı geçince oyun kurar oldu oğlum evin her köşesinde hayali kumlar taşınıyor , sesler çıkarılara dökülüyor , trenler her yerden geçiyor. Yeni yeni rahatlıyorum. Artık ille anne sende gel yanımda otur oyna demiyor. Bir ara bayağı bozuluyordum bensiz birşey yapamıyacak mı bu çocuk diye.
2 yaşın getirdiği başka birşeyde fazlasıyla hassas olduk. Dışarıda küçük kız çocuğu bile birşey dese ağlamaya başlıyor buda geçicek sanırım.
Okulların kapanmasıyla evde sıcaktan patlıyoruz. Oyun hamurlarıyla oynamaya devam. Playdoh'un şekil çıkarma aletinde aldık. Bunun dışında kendi hayal gücümüzüde çalıştırıyoruz aşağıdaki inek çok beğenildi mesela:)

Evdeki eskiyen bulaşık süngerini atmadık. Kalp ve yıldız yaptık. Patatesleride yontup gülen adam ve yonca şekli oluşturduk. Sünger ,patates baskısı çok hoşuna gitti. Böyle boyalarla aranız iyi ise yaratıcı gücünüzde çok yok ise Aslıhan'dan kopya çekebilirsiniz. Çok hoş fikirleri var.



Bu da tosunun Ada abisi hafta sonu Urla'daydık. Geziyoruz işte kendi çapımızda:)
Tuvalet eğitimi tam bir fiyasko güya yazın hemen öğretecektim. Ne zormuş yaa bu iş.
Baby Neo'nun alıştırma kilotlarında aldım. Diğerlerini çok tavsiye etmiyorum arkadaşlar denedim hemen pişik yapıyor. İçide dışıda pamuk bu ürünün ancak desenlisi 22 tl desensizi 11 tl. Böyle acayip bir durum var yani.
Başladık ya eğitime lazımlığa oturmayınca klozet adaptörü alalım dedik. Ihhh ona totoyu bike değdirmedi.Tüm gün uyuma haricinde alıştırma kilotlarına bir güzel çişini yapıp yaptıktan sonra '' anne çiş yaptım '' diye yanıma geliyor:( Galiba tosun hazır değil ben kendimi bayağı bir hazırlamıştım oysa.
Haa birde unutmadan tosun diyaloglarından kısa kısa yazayım. Okudukça hoşuma gidiyor, yazmayıncada unutuluyor.
( istemediğim bir şey yapacaksa)
- Anne bak kıjma bana tamam mı? kıjma anneee!!
(Nerdeyse her cümlenin başına neden? geliyor bazen sonu hiç gelmiyor:)
- Anne neden kapıyı kapattın?
- Anne neden kıjdın bana?
-Anne ööle yapıyon annee?
Site bahçesinde gölgenin altındayız. Sıcaklık 30 bilmem ne.
- Anne bak oyaya paaka ditcem ben.
- Annecim çok sıcak başımımıza güneş geçer sonra. Bak senin şapkan var benim yok
Tosun şapkasını çıkarır hemen.
- Anne bak şimdi benimde şapkam yok paaka gidem:))
Biz bu hafta gidiyoruz 10 gün sonra görüşmek üzere. Yolculuk Trabzon'aaa!!
Dışarıda tam bir haşere çocuk tanıyamıyorum onu evdeki sakin haline bakınca.Hep sevmiştir arabaları , vinç, kepçe, motor ama 2 yaşı geçince oyun kurar oldu oğlum evin her köşesinde hayali kumlar taşınıyor , sesler çıkarılara dökülüyor , trenler her yerden geçiyor. Yeni yeni rahatlıyorum. Artık ille anne sende gel yanımda otur oyna demiyor. Bir ara bayağı bozuluyordum bensiz birşey yapamıyacak mı bu çocuk diye.
2 yaşın getirdiği başka birşeyde fazlasıyla hassas olduk. Dışarıda küçük kız çocuğu bile birşey dese ağlamaya başlıyor buda geçicek sanırım.
Okulların kapanmasıyla evde sıcaktan patlıyoruz. Oyun hamurlarıyla oynamaya devam. Playdoh'un şekil çıkarma aletinde aldık. Bunun dışında kendi hayal gücümüzüde çalıştırıyoruz aşağıdaki inek çok beğenildi mesela:)
Evdeki eskiyen bulaşık süngerini atmadık. Kalp ve yıldız yaptık. Patatesleride yontup gülen adam ve yonca şekli oluşturduk. Sünger ,patates baskısı çok hoşuna gitti. Böyle boyalarla aranız iyi ise yaratıcı gücünüzde çok yok ise Aslıhan'dan kopya çekebilirsiniz. Çok hoş fikirleri var.
Bu da tosunun Ada abisi hafta sonu Urla'daydık. Geziyoruz işte kendi çapımızda:)
Tuvalet eğitimi tam bir fiyasko güya yazın hemen öğretecektim. Ne zormuş yaa bu iş.
Baby Neo'nun alıştırma kilotlarında aldım. Diğerlerini çok tavsiye etmiyorum arkadaşlar denedim hemen pişik yapıyor. İçide dışıda pamuk bu ürünün ancak desenlisi 22 tl desensizi 11 tl. Böyle acayip bir durum var yani.
Başladık ya eğitime lazımlığa oturmayınca klozet adaptörü alalım dedik. Ihhh ona totoyu bike değdirmedi.Tüm gün uyuma haricinde alıştırma kilotlarına bir güzel çişini yapıp yaptıktan sonra '' anne çiş yaptım '' diye yanıma geliyor:( Galiba tosun hazır değil ben kendimi bayağı bir hazırlamıştım oysa.
Haa birde unutmadan tosun diyaloglarından kısa kısa yazayım. Okudukça hoşuma gidiyor, yazmayıncada unutuluyor.
( istemediğim bir şey yapacaksa)
- Anne bak kıjma bana tamam mı? kıjma anneee!!
(Nerdeyse her cümlenin başına neden? geliyor bazen sonu hiç gelmiyor:)
- Anne neden kapıyı kapattın?
- Anne neden kıjdın bana?
-Anne ööle yapıyon annee?
Site bahçesinde gölgenin altındayız. Sıcaklık 30 bilmem ne.
- Anne bak oyaya paaka ditcem ben.
- Annecim çok sıcak başımımıza güneş geçer sonra. Bak senin şapkan var benim yok
Tosun şapkasını çıkarır hemen.
- Anne bak şimdi benimde şapkam yok paaka gidem:))
Biz bu hafta gidiyoruz 10 gün sonra görüşmek üzere. Yolculuk Trabzon'aaa!!
1 Temmuz 2010 Perşembe
ortaya karışık
Tosunum büyüyor , her geçen gün beni konuşmalarıyla daha bir bağlıyor kendine bayılıyorum içime sokasım geliyor sizin gibi:))
Günde birkeç kez hatrımı sorar oldu.
- Anne napıyosun? İyimisin?
- İyiyim annecim sen nasılsın?
- Ben de iyiyim anne.. ( gelde yimee)
Arkadaşlarıyla genelde uyumlu ama karadeniz kanından olsa gerek bazen durup dururken çocuğun saçına suratına yapıştığı oluyor o esnada hemen başka odaya geçiyoruz.Yaptığının yalnış olduğunu anlatıp tekrar aynı şeyi yaparsa odada kalacağımızı söylüyorum genelde işe yarıyor. ( Kanımız baskın çıkmazsa. Ençokda Arda bu işten nasibini alıyor ama yine oyuna devam.)


Eşleştirmeleri mükemmel yapmasına rağmen puzzlelarda yan yana getiremeyince yapmak istemiyor.'' Birleşmesin oğlum ''dedikçe o daha çok uğraşıyor en sonunda tüm kağıtla havada uçuşuyor.


Buda Sasalı hayvanat bahçesinden bize çok yakın olunca sık sık gidiyoruz.
Tatile girdik bugün haftaya Trabzon'dayız. Tosunla doyasıya zaman geçireceğim. Murat benlen '' oğlum yandın sıkı bir kampa giriyorsun'' diye dalga geçsede:))
Günde birkeç kez hatrımı sorar oldu.
- Anne napıyosun? İyimisin?
- İyiyim annecim sen nasılsın?
- Ben de iyiyim anne.. ( gelde yimee)
Arkadaşlarıyla genelde uyumlu ama karadeniz kanından olsa gerek bazen durup dururken çocuğun saçına suratına yapıştığı oluyor o esnada hemen başka odaya geçiyoruz.Yaptığının yalnış olduğunu anlatıp tekrar aynı şeyi yaparsa odada kalacağımızı söylüyorum genelde işe yarıyor. ( Kanımız baskın çıkmazsa. Ençokda Arda bu işten nasibini alıyor ama yine oyuna devam.)
Eşleştirmeleri mükemmel yapmasına rağmen puzzlelarda yan yana getiremeyince yapmak istemiyor.'' Birleşmesin oğlum ''dedikçe o daha çok uğraşıyor en sonunda tüm kağıtla havada uçuşuyor.
Buda Sasalı hayvanat bahçesinden bize çok yakın olunca sık sık gidiyoruz.
Tatile girdik bugün haftaya Trabzon'dayız. Tosunla doyasıya zaman geçireceğim. Murat benlen '' oğlum yandın sıkı bir kampa giriyorsun'' diye dalga geçsede:))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)