Niyeyse 2,5 yaşından sonra daha yavaş değişmeye başladı. Eskiden her hafta aa bak bunuda yaptı derken son aylarda bariz değişiklikler yok.Ama dil maşallah papuç gibi:))
Hala uyurken yanında yatıyorum. Hala ayakta sallanma isteği var. Bir çok şeyde katı kurallarım varken uyku konusunda hiç başarılı olmadım. İşte o anlardan birisi..
T: Annecim ayağında sallarmısın?
A: Ama sana sarılsam olmaz mı öyle uyusak?
T:Olabiliy tabii ama ben mutlu oomuyolum böölee. Bana salılman gelek.
A:?!! Peki o zaman:))
Çoğu zaman doğru dürüst yemezken tabağını bitirdiğinde çok mutlu oluyor tosun. Ellerini yumruk yapıp kafasına sert bir şekilde vurarak:
-Kafama bak kafama kocaman oldu. Büyüdüm ben artık.:))
Sonra ani bir karar değişikliği,
-Hayıyyy ben küçüküm daha büyük değilim sen yapmalısın. Diyor işine gelmeyince sevgili sıpam.
Artık tosunun tam üçkağıtçı olacağını düşünüyorum. Bir kaprisler, bir nazlar, ağız burun değiştirmeler..
Geçen postlarda puzzle yapıyor diye yazmıştım. Birden 30,36'lık karton puzzle yapmaya başladı. Dünde 49'luk aldık.Bunda biraz zorlandı tabii. Galiba çocuğum puzzle'ın nasıl yapılacağını keşfetti. Sürekli bundan yazıyorum. Bir ara kafama takmıştım. '' Benim oğlum aptal galiba niye yapamıyor ?'' diye hayıflanıp duruyordum. Daha şimdiden başladım çocuğum üzerindeki beklentilere..


.....
Bu posta bir kaç gün önce başlamıştım aslında, başlığıda şimdi yazacaklarıma dayanarak koydum.
Dün akşam yemek yaparken bir an düşündüm.'' Niye yazıyorum ben? '' Acaba yaşanılanları bu kadar ayrıntıyla yayınlamak ne derece doğru? kendim için mi? yoksa tosun için mi yazıyorum? Tosun içinse bunu bir deftere yazıpta ona büyüyünce bırakabilirim.
Evet anladım sonunda ben bu işi kendim için yapıyorum. Rahatlıyorum paylaştığımda sıkıntılarımı mutluluğumu, belki normal yaşamda çok güzel içimdekileri dile getiremeyen ben yazarken daha sosyal oluyorum, daha gerçekçi..