28 Şubat 2011 Pazartesi

Makarnadan kolye yapımı

Geçen haftalardan bu çalışmamız.Ancak tamamladık kolyemizi.. Sulu boyayı çok sevemedi niyeyse..

Yüzük makarnayı aldık. Bir güzel renklere boyadık. İpe dizi verince kolyemiz ortaya çıktı.Nilgün ve Narin teyzemize iki tane yapacaktık ama ancak bir tanesi bitti henüz.Çalışmalar gayet ağırdan devam ediyor.




Videoda çekmiştim ama problemli galiba düzeltmeye çalışacağım.
video

23 Şubat 2011 Çarşamba

Yazmak ya da yazmamak

Niyeyse 2,5 yaşından sonra daha yavaş değişmeye başladı. Eskiden her hafta aa bak bunuda yaptı derken son aylarda bariz değişiklikler yok.Ama dil maşallah papuç gibi:))

Hala uyurken yanında yatıyorum. Hala ayakta sallanma isteği var. Bir çok şeyde katı kurallarım varken uyku konusunda hiç başarılı olmadım. İşte o anlardan birisi..
T: Annecim ayağında sallarmısın?
A: Ama sana sarılsam olmaz mı öyle uyusak?
T:Olabiliy tabii ama ben mutlu oomuyolum böölee. Bana salılman gelek.
A:?!! Peki o zaman:))

Çoğu zaman doğru dürüst yemezken tabağını bitirdiğinde çok mutlu oluyor tosun. Ellerini yumruk yapıp kafasına sert bir şekilde vurarak:
-Kafama bak kafama kocaman oldu. Büyüdüm ben artık.:))
Sonra ani bir karar değişikliği,
-Hayıyyy ben küçüküm daha büyük değilim sen yapmalısın. Diyor işine gelmeyince sevgili sıpam.

Artık tosunun tam üçkağıtçı olacağını düşünüyorum. Bir kaprisler, bir nazlar, ağız burun değiştirmeler..

Geçen postlarda puzzle yapıyor diye yazmıştım. Birden 30,36'lık karton puzzle yapmaya başladı. Dünde 49'luk aldık.Bunda biraz zorlandı tabii. Galiba çocuğum puzzle'ın nasıl yapılacağını keşfetti. Sürekli bundan yazıyorum. Bir ara kafama takmıştım. '' Benim oğlum aptal galiba niye yapamıyor ?'' diye hayıflanıp duruyordum. Daha şimdiden başladım çocuğum üzerindeki beklentilere..




.....

Bu posta bir kaç gün önce başlamıştım aslında, başlığıda şimdi yazacaklarıma dayanarak koydum.

Dün akşam yemek yaparken bir an düşündüm.'' Niye yazıyorum ben? '' Acaba yaşanılanları bu kadar ayrıntıyla yayınlamak ne derece doğru? kendim için mi? yoksa tosun için mi yazıyorum? Tosun içinse bunu bir deftere yazıpta ona büyüyünce bırakabilirim.
Evet anladım sonunda ben bu işi kendim için yapıyorum. Rahatlıyorum paylaştığımda sıkıntılarımı mutluluğumu, belki normal yaşamda çok güzel içimdekileri dile getiremeyen ben yazarken daha sosyal oluyorum, daha gerçekçi..

16 Şubat 2011 Çarşamba

Eskişehir: Odunpazarı Belediyesi Cam Müzesi

Tatilde Eskişehir'deydik. Memleketimin değiştiğini, ne kadar modern bir kent olduğunu duymayan kalmadı herhalde. Ama biz kısıtlı zamanda aile gezmesi yaparken şehirimi gezmeye çok vakit bırakmıyorduk.
Sonunda Odunpazarı evlerini , Cam müzesini,geri dönüşümle ilgili bir sergiyi,babamızın doğduğu evi görebildik. İşte size seçmeler



1914'den kalma nişanlılık, gelinliler vardı bayıldım.


Babaneyle dedenin kollarında uçtu uçtu..


Burası babamızın doğduğu ev.

Cumhuriyet kadınları ne kadar modernler..

Büyükerşen'in ailesi.. Eskişehir için çok büyük bir adam o.




En çok bu böcüklere bayıldım.











Bu da geri dönüşüm sergisinde birkaç fotoğraf..

13 Şubat 2011 Pazar

32. aylık yaramaz bir çocuk bu


Uzun süre yoğunluğun verdiği uzaklaşma,tatilin getirdiği dinlenme artık aranızdayız.

32 aylık olmuşuz artık ayları karıştırır oldum.Çok değişiklik olmamakla birlikte hayatımızda ufak ufak gelişmeler yaşıyor tosunum.

Krizin verdiği etkiler her gün yaşanıyor. Şükür çok kolay ikna olabiliyor. Ama bazen anne ikna etmekten usanıyor. Ah kendimi çok törpülemem lazım bu konuda..Hayırlar, yapmıyacağım, giymiyeceğim, yemiyeceğim kelimeleri havada uçuşuyor. İdare ediyoruz artık.
İlgi gösteren herkese hırlıyor tosun:( Tatilde dr.a gittim. Tuna'mın felç geçirdiğini zannetti. Dili çenesine kadar çıkmış ve kaşı gözü oynamış vaziyette görünce..
Hiç görmediğim kadar çok ilgi görüyorum şu an bayılıyorum buna.'' ANNECİM BEN SENİ ÇOK SEVİYORUM '' cümleleri saat başı beni yokluyor, sarılmalar dakka başı.Bana sarılmaya ihtiyacı varmış:))

Dikkat ediyorum her tatile gidişlerde kelime dağarcığı artıyor.
Babanede kalığımız bir gece dönerek beni uyutmayan tosun. Sabah kalktığında:
- Bütün gece beni yahatsız ettin. Senin yüjünden uyuyamadım anne'' diyen tosun, gülümsemeyle kalkmayan göz kapaklarımı aralattırdı.

2 haftaya kadar puzzle yapmaktan çok sıkılan yapamayan tosunun birden puzzlelara ilgisi arttı.Şimdilik çok sıkılmasın diye 20'likleri yapıyoruz. Başlayanlar için ahşap puzzlelar mükemmel ben kağıtlarla başladım. Sıkılmasını rolü büyük oldu. Her parçayı yerleştirdiğinde işaret parmağının ucuyla tık tık ediyor.

Şimşek McQueen sevdası zirvede şu sıralar renk değiştiren arabalarından alıyoruz.

Önceleri boş kağıtları boyardı.Şimdilerde boyama kitapları revaçta.. Kitap okutturmayı hala çok seviyor. Benim ise en sevmediğim işler arasında 2. sırada, 1. sıradaki yanında uzanıp uyumasını beklemek. Ölümm resmen ben o dakikalarda neler yapmam ki..

Tosun uyuyor şimdi daha yazasım var ama saat bir hayli geçti. Sabah işe gidicez aradan sonra offff..