4 Kasım 2009 Çarşamba

17 ay, hastalık, yaşananlar vesire vesaire..

Uzunca bir süredir yoktuk. Annemlerin gelmesi, Tuna'mın akabinde rahatsızlanması,kusmayla başlayan ama başka hiç bir göstergesi olmayan ne olduğunu anlamadığımız arada beni de yoklayan hastalıkla başımız dertteydi. Ben 1 günde atlatırken tuna'mın 2-3 gün sürdü ve daha sonrasında da iştahsızlık başgösterdi. Şükür şimdi iyi yemesi tekrar normale döndüama süzüldü tosunum. Dilimi ısırayım bebeği yemeyen anneleri şimdi daha iyi anlıyorum.
Bu arada 17 ayımıza girdik. 1,5' a 1 var diyoruz artık. Olumlu şeyler yaşarken olumsuzlarıda yaşıyoruz her anne gibi bir de buna benim gereksiz evhamlarım eklenince dünyayı kendime zindan edebiliyorum. Bazen anneliği beceremediğimi düşünürken blog arkadaşların yazısını okuyorum demekki bütün bebekler böyleymiş diyorum.
Tuna'mın gereksiz yere bağırması, çığlık atması, çabuk sinirlenip ısırmaya çalışması beni çok düşündürüyor yalnış mı tavır sergiliyorum ona karşı? Hiç tepki vermemelimiyim? Ama ısırırken beni nasıl tepkisiz kalabilirim? Bunlar beni bayağı bir düşündürüyor.
Yemek konusunda daha doğrusu kaşık kullanma konusunda çok yol katedemedik. İsteyince yiyebiliyor fakat doymaya yakın oyunlar başlıyor, ya da hiç yemiyor sürekli tabağa vuruyor. Ne yapsam?
1. Ya zamanı gelince ,ince motor becerileri gelişince yiyecek diyerek işi zamana bırakacağım.
2. Ya da Tracy'nin dediği gibi 2 yaş yaklaşıyor herşeyin bir güç mücadelesine dönüştüğü o zamanda beni dahada zorlayacak bu konuylada uğraşacağım bakalım..

Geriye dönüp yazılarıma baktığımda ne kadar güzel anne çocuk modeli çizmişim dedim kendi kendime.Hep mutlu, güzel, olumlu anıları yazarken..
Neyse birkaç güzel yönlerini daha yazayım sıpamın.

*Tuvalet eğitiminde artık lazımlığa oturup ıkınma sesi çıkarıyor o kadar.
*Boya işlerini ilerlettik. Düz çizlerden dairesel çizgilere geçtik hatta benim yaptığım resimlerin üzerine dikketlice eğilip içlerini boyamaya çalışıyor ama beceremeyince sinirleniyor.
* Artık her şeyi bazen beceremesede söylemeye başladı. Cümle kurma henüz yok sadece '' baba mama'' diyerek sofraaya çağırıyor babasını onada cümle denirse.
Bu gün yoldan geçen eskiciye '' eskidiii'' diye bağırdı zevkten bayılıyodum.
* Pazardan gelince '' pataaaa'' diye bağırarak patates satıyor. Ya da '' geee gee'' ( gevrek)diyerek simit satıyor. Parasını alıp cebine koyuyor. Ne anlıyorsa paradan?
* Dans etmede son noktadayız fiğürlerine ayak hareketlerinide ekledi her akşam dans şov var bizde.
Sizide bekleriz.

7 yorum:

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

geçmiş olsun esra. ufak bi hastalık yoklamış sizi belli ki.
ısırma meselesinde kısaca fikrimi belirtip çıkayım. bence sizin tepkiniz hoşuna gittiği için tekrarlıyor bunu. kötü tepki de verseniz ilgi çekmek hoşlarına gidiyor. ısırmaya başladığı zaman dikaktini başka şeylere çekmeye ve zamanla unutturmaya çalış bence. al bunu ısır diye başka bir şey verebilirsin mesela. üstüne gittikçe daha da azıtıyorlar çünkü

Ömer Tuna dedi ki...

Sağol Hülyacım.Buluşamadığımız günün ertesine başladı rahatsızlık iyiki buluşamadık neme lazım mikroptu sizede bulaşabilirdi.
Dediğin gibi ilgi çekmek için yaptığının farkındayım. Ama refleks işte o anda tepki veriyorum özelliklede ben görmediğim bir anda yapıyorsa ani tepki veriyorum. '' Güzel güzel dili bir şekilde anlatıyorum sırıtıyor:)) Oğlum ısırma öp'' deyince her yanımı öpmeye başlıyor. Nasıl kızılır ki bu sıpalara?
Çok sağol yorumun için bir şekilde unutturmaya çalışacağız

Güneş dedi ki...

Canım geçmiş olsun.
Bence ısırdığında canının yandığını anlatmaya çalış, ben hep öyle yapıyorum ama ciddi bir şekilde yoksa oyuna dönebiliyor.
Kaşık tutmasına yardımcı olarak ta kyndroo'da ve ABA kitabında vardı. Bir sopa (biz oklova ile yapıyoruz) tutunup onu yukarıya doğru çekmen, kendi ağırlıklarını taşıyabilirlermiş.
Birde ben mama sandalyesine oturduğundan beri 1 kaşık Begümün elinde bir kaşık benim yada babannesinin elinde yemeğini yedi, şu an kendisi yiyebiliyor :=)
Her çocuk farklı tabiki begümde de henüz ses yok ama bazen beni çok şaşırtabiliyor, en son çişş dedi mesela çok mutlu oldum.
Sevgiler.

Ömer Tuna dedi ki...

çok sanslısın kendisi yeme konusunda. Bana göre kalemi çok iyi tutup çizim yapan tunam kaşığıda tutup yiyebilir aç olunca başarıyor çünkü. Bizimkinin işine gelmiyor sanırım. daha doğrusu her an tetikte olduğumuz için oyun yapıyor bize. Sanırım ben üzerine çok düşüyorum bu konunun o da kullanıyor.Begümünde dili birden açılır bizimki öyle oldu. Şu sıralar o kadar çok şey öğreniyorlarmış ki konuşma bir süre duruyormuş ama depolamaya devam.
sevgiler

Aklımdakiler... dedi ki...

Geçmiş olsun.. Aman onlar hasta olmasınlar...

Alya'nın Esra'sı dedi ki...

hoşgeldin.. geçmiş olsun.. yemek olayında geri adım atma. iki kaşık kullanın. biriyle sen yedirmeye devam et ama ömer de kaşıkla denemelerine devam etsin. Ne kadar çok kullanırsa o kadar çok alışır. Bazen iki tabak yapabilirsin, esas yiyeceği miktarı sen al, onun önüne denemeleri için az miktar koy. Bırak döke saça denesin. Ama sen yedirmeye devam et. yetişkin gibi yemiyorlar. Bizde zaman zaman oyun oynuyoruz, dergi bakıyoruz. Ama istemediğinde sıkıldığında, yemek işini bitir. Zorla yedirme, güç savaşı oluşunca herşey tersine dönüyor. Çok uzun oldu galiba :(

Ömer Tuna dedi ki...

Asla zorlamadım yemek yerken belkide tosunumun iştahlı olmasının sebeplerinden biri budur. İstemediği zaman anında bıraktık. Bırakıyorum önüne çatal kullanmada süperiz ama kaşığı dökmeden ağzına götürmek zor tabi Galiba çok dökmesinide istemiyorum tabi bu mümkün olmuyor ama başladık bakalım döke saça yemeye