Hiç sizede tosununuzla ya da kızınızla oynarken geçmişe dönüyormuşsunuz gibi geliyor mu?
Şu sıralar bana çok olmaya başladı bu. Önce Şenayın bana çocuklarıyla oynadıkları oyunları yazmasıyla başladı.Sonra bir bir aklıma geldiler çocukluğumun oyunları, sayışmacalar, tekerlemeler..
* Her gün söylediğim ninniyi ya da şarkıları değiştirdim.- biraz tuhaf olacak ama ben genelde Tuna'ya ninni yerine marş söyledim. Eskişehir marşı, dağ başını duman almış, 10. yıl marşı.. - artık litaretürümüzde artık ilkokulda her 23 nisanda öğretmenimizin bir asker , birde Ayşe olarak seçip söylettiği Küçük asker var.
- Küçük asker, küçük asker
Napıyorsun bana söyle
- Palaskamı takıyorum
Ben kışlama gidiyorum
- Küçük Ayşe, küçük Ayşe
Napıyorsun bana söyle
- Bebeğime bakıyorum
Ona mama veriyorum ( ninni söylüyorum)...
Tosunum bunu duyunca hemen yastığa kafasını koyup dinlemeye başlıyor.
*Sayışmalara başladık.
Şöyle işaret parmağını ağzının içine daldırıp uzunca bir
OOoooo çektikten sonra
Üşüdüm üşüdüm daldan elma düşürdüm.
Elmamı yediler bana cüce dediler.
Cücelikten çıktım, ablama gittim.
Ablam pilav pişirmiş içine yılan düşürmüş.
Bu yılanı napmalı, minareden atmalı,
Minarede bir kuş var, kanadında gümüş var,
Eniştemin cebinde türlü türlü yemiş var.
Sonra tekrar uzunca bir oo çekip başlıyoruz. Ya da bir başkasına geçiyoruz.
Ooo piti piti karamela sepeti..
*Babamız geldikten sonra ya da bakıcı teyzemizle kutu kutu pense oynuyoruz.
Herkez el ele tutuşur ve dönmeye başlar.
- Kutu kutu pense elmamı yerse
arkadaşım Tuna arkasını ( önünü) dönse...
Kimin adı söylemirse o arkasını döner.
Bunuda parktaki kızlardan öğrendik.başını hatırlamadım şimdi
......
güzellik mi çirkinlik mi?
Havuz aşında mankenlik mi?
Hangisiiii?
Tosun çirkin oluyor ama havuz başında henüz poz veremedi:))
Bir de yine Şenay hatırlattı bana;
ilk olarak birisi yere kafasını kapatır..geride kalanlar ellerimizi yumruk yapıp istediğiniz gibi koyuyoruz yerdekinin sırtına..soruyuruz..en üstte kimin eli var?bir tahminde bulunuyor yerdeki..bilemezse: bilemedin davulmu zurnamı iğnemi iplikmi diyorsun..birini seçiyor yerdeki..davul derse güm güm yerdekini davul yapıyoruz.dumbada dum dum..zurna derse kulagına düttürüdüüüttt,iğne derse parmakla sırtına iğneler batırıyoruz..iplik derse sırtında düz çizgiler çiziyoruz bastırarak..bilene kadar böyle..bildiği kişi yere kapatıyor başını..
* Evde mumların yanında bir sürü taşımız var beş taş oynuyoruz oğluşla daha doğrusu ben oynuyorum o daha çok taşları atmakla meşgul oluyor.
Aklıma birşey daha geldi ama hatırlayamadım hani şöyleydi galiba ''...balta nerde suya düşmüş su nerde inek içmiş, inek nerde? dağa kaçmış. dağ nerde? yandı bitti kül oldu.'' gibi birşeydi başını sonunu tam hatırlamadım hatırlayan var mı?
Tosunum bakıcı teyzemizi korkuturken:))