27 Şubat 2009 Cuma

el sallama

Oğlumun artık zıvanadan çıktığı, yanakları kızarmış, saç baş dağılmış, uyku uyku diye sayıkladığı akşamlardan biri
video

24 Şubat 2009 Salı

annenin son okuduğu kitaplar

1)Uçurtma avcısı
Şimdiye kadar okuduğum en güzel kitaplardan biri kendinizi hayatın akışına kaptırdıysanız silkinip tekrar gerçeklerle yüzleşmenizi sağlıyor kitap beni çok etkileri bir çok yerinde göz yaşlarımı tutamadım ,bir çok yerinde içim isyanlarla doldu ,geçmişe kandi çocukluğuma döndüm acil okumanızı tavsiye ediyorum.
http://kitap.antoloji.com/ucurtma-avcisi-kitabi/


2)Allah ile aldatmak:
Yaşar Nuri Öztürk'ün günahında sevabında kul ile Allah arasında olduğunu anlatan günümüz siyastçi ve din adamlarının dinimizi nasıl kullandığını dile getiren kitabı...

3) Diriliş:
Turğut ÖZAKMAN'ın tarihimizi, Çanakkele'yi anlatan kitabı.


4) Boleyn kızı:
4. Henry zamanını Mary BOLEYN'in ağzından dinleyeceksiniz çok sürükleyici

5.Kraliçenin soytarısı:
Kraliçe olabilmek için her şeyi deneyen Anne Boleyn'in trajik sonu


5)Ofelya:
Hamlet ve ofelya arasındaki şimdilerde görmekte zorlandığımız aşk hikayesi


Ve diğerleri:
6)Veda (Ayşe KULİN)
7)Foto sabah resimleri( Ayşe KULİN)
8) Şu çılgın Türkler( Turgut ÖZAKMAN)
9)Geri döneceksin( Maeve BİNCHY)
10)Adı Aylin(tekrar)(Ayşe KULİN)

Cıııss

Tuna ısrarla radyatör peteğine gitmeye çalışır.
Anne: oğlum cıss gitme sıcak cıss
Tuna :çışş çışş...

Tuna annenin yüzünü sevmek isterken hep vurur.
Anne: Hayır annecim bak böyle yapcan cicişş cicişş
Tuna: cişş cişş..
?!! acaba hangisi doğru ciişş

Hafta sonu yine yoğun geçti ne zaman Cuma ne zaman Pazar oluyor hiç anlamıyorum ben.
Cumartesi günü okan abi ilkay ve güzel kızımız irem bizdelerdi ama foto çekmeyi unuttuk Pazar günüde biz Arzu'lara gittik Zeynep'len fotoğraf çekildim anne kucağında sesi çıkmayan Zeynep'in bana gelince bağırası geldi. Elime alır almaz söylediğim şey '' aa ne kadar hafif'' oldu. Bizim sıpadan sonra Zeynep kuş gibiydi


23 Şubat 2009 Pazartesi

ettii altııı

Sonunda nerdeyse 1 aydır bizleri uyutmayan Sibel ablamın ''vah vah vah bu çocuk mahvedecek seni, hiiiih emerken resmen içini çekip alacak, her gece böylemi geçiyor'' demesine sebep olan, çocuğumu huzursuz eden üst yan dişlerimizde patladı ailemize hayırlı olaaa:))
Geçen hafta babamız bir süprizle evimize geldi.Önce İlke ablamıza teşekkür edeyim sonra süprizimizi söyleyeyim. Bizim ve ailemiz için 2009 takvimi çıkarmışlar nasıl mı? Şekil 1-a fotoğrafa bakın.

16 Şubat 2009 Pazartesi

ödüllendirildik




Ada.2 annesi Büşra tarafından http://adaarslan.blogspot.com/ ve Yaman Efe'nin annesi tarafından http://abimizinkuzusu.blogspot.com/ ödüllendirildik. Teşekkür ediyoruz kendilerine ama yorumdada yazdığım gibi boş vakitlerde ders çalışıyorum malum 1 senedir okuldan uzak kaldım biraz kendimi geliştirmem lazım müfradat değişti oyüzden çok vakit ayıramıyorum dolayısıyla çok arkadaşımızda yok ama biraz arkadaş edinsem iyi olacak galiba ben şimdi kime ödül göndericem?
Yazmaya başlamışken oğlum artık bizi öpmeye başladı her gün yeni süprizler yapıyor. Birdahaki sefere daha uzun yazmak üzere sıpam beni çağırıyor...

12 Şubat 2009 Perşembe

11 Şubat 2009 Çarşamba

Annneee






Ve döndüm. 3 haftadır bilgisayarın başına geçipte birşey yazamıyordum sonunda bu gün oturabildim bunda uyku süresi gittikçe azalan Tuna'mın katkısı büyük tabii..
Bu arada Sibel ablam ve yiğenim Doğukan bizdelerdi zaman akıp gidiverdi ellerimizden nasıl olduğunu anlamadan geçti ve yine yalnızım..
vee artık oğlum ''annee'' diyor bunun yanında dede de demeye başladı kelime dağarcığımızda şu anda baba, mama, anne ve dede var birde anlamsız birsürü heceler.. Kelimeler dışındada ritim tutuyor benim küçük oğlum Barış Manço'nun ''arkadaşım eşşek'' şarkısını nerde duysa kafa sallıyor, gövdesini ileri geri sallayıp duruyor...
Babamız öpmesinide öğretti ona dudağını getirip yanağımıza dayıyor güya öpüyor kendi aklınca , üst yan dişlerimizde geliyor, artık sürekli parmak uçlarımıza basmıyoruz tabanımızıda kullanıyoruz belli ki yürümek istiyor kendince L koltuğun bir tarafından başlıyor diğer ucuna kadar sıralanıyor oğlum, dönen tekerlek gibi şeylere bugünlerde sardı bulaşık makinesini açar açmaz sepetinin gidip gelmesini sağlayan tekerlekleriyle oynuyor, geçende de pantolunun üstüne tek bir bulgur tanesi düşmüş o ufacık parmaklarıyla bir o eline geçirdi bir bu eline yerdeki en ufak şeyle oynamaya başlıyor..sandalyesindeyken yere birşey atıp sonra uzanarak nereye gittiğine bakıyor , süpürgeden ve balondan çok korkuyoruz yanına yaklaşmıyor bile..
Ne çok şey sığmış 3 haftaya ve daha yazamadıklarım bu günlerde bunalım takılıyorum lohusalıkda yaşamadığım depresyonu şimdimi yaşıyorum ne? sevgili kopcamda bu durumdan nasibini alıyor onuda sürekli yanımda istiyorum gerçi bu her zaman öyleydi ama.. belkide İzmir'in erkenden bahar havası gibi bir hale bürünmesi 8 aydan beri evde olmak... arkadaşlarımı özledim dışarı arkanda bıraktığın düşüneceğin kimse olmadan alışveriş yapmak, gezmek,çalışmak, özledimm özledimm... ve bundan sonra bunları yaparken hep Tuna'yı hesap ederek güne başlamak... Sonra onun bana bakışları geliyor aklıma ya da sinirlenmesi ya da gülmesi ya da emeklemesi ya da ya da herşeyi.. birden tüm kötü düşünceler yorgunluğum buhar olup uçuyor.
Geçen Beyaz Melek'i izledim başından sonuna kadar ağladım oğlum uyandığında ona sarılarak tekrar ağladım nasıl bir evlat anne babayı bırakabilir bu kadar verilen emeklerden sonra Allahım hayırlı bir evlat olur inşallah ve bizlerde..

3 Şubat 2009 Salı