16 Mart 2010 Salı

Sınırsız mavi


Şu sıralar küresel ısınmaya kafayı takmış durumdayım. İnternetten araştırma yapıp sürekli bunlarla ilgili yazılar okuyorum. Ve dünyanın gideceği sonu gözlerim fal taşı gibi açılarak izliyorum ( fal taşının nasıl olduğundan haberiniz var mı?)

Evde mümkün olduğunca dikkat etsemse benim ya da tüm insanlığın tek başına aldıkla önlemlerin devede kulak kadar bile olamıyacağını biliyorum.

Bu gidişata dur diyecek olanların dünyanın ekonomisini elinde bulunduran devletler olduğunu ancak onların bir çoğunun Japonyanın Kyato şehrinde imzalanması gereken anlaşmayı imzalamadığını, imzalayanlarında yapmaları gerekenleri yapmadıklarını bizim ise bu anlaşmayı 2008 yılında ancak imzaladığımızı biliyorum,

Havadaki karbondioksit seviyesi sınırının 350 ppm plması gerekirken artık bunun 387ppm olduğunu biliyorum.Sera etkisi göstererek ısıyı arttırdığını,

Şu anda dünya ısısının yarım derece arttığı biliyorum.




Isının 4-5 derece arttığında ise buzulların büyük bir bölümünün eriyip suların
60 metre yükseleceğini biliyorum. Bu ne demek arkadaşlar :Türkiye'nin kıyı şeritlerinin sular altında kalması!!

Su döngüsü zincirinin kırılıp kimi yerlere hiç yağmur yağmaması, kimi yerlere ise bardaktan boşanırcasına değil kovalarla bidonlarla suların boşalması demek olduğunu biliyorum. Düşünsenize toroslardan kova kova suyun bir anda boşaldığını aşağıda yaşayan hacanlı populasyonunun ne olacağını?

Ve yine küresel ısınmanın yavaş yavaş hissedildiği şu günlerde bilim insanları artık bağırıyor bu döngü 2030 yılında tamamen kırılacak su savaşları başlayacak. Hatırlıyor musunuz 3 sene önce susuzluk çektik doğuda hangi il olduğunu hatırlayamadım su yüzünden 1 kişi hayatını kaybetti!!

Sibiryadaki toprakların altında çok yüksek seviyede metan gazı olduğunu biliyorum ve dünya ısısı yükselince toprağın eriyip bu gazın dışarı çıkacağını,
ve daha bir çok şey..





Bilim insanları belki yeni br buzul çağına girebileceğimizi söylüyor. Ne kadar doğru? Verdiğim bilgiler arasında eksik, yalnış olabilir, kendimi fazlasıyla kaptırdım galiba..

Bu gidiş beni müthiş korkutuyor olayın gidişatını artık herkes geçte olsa anlamışki bizim Milli eğitim Bakanlığı bile bir şeyler yapmaya çalışıyor.

Başta '' Geleceğe Enerji Kalsın'' olmak üzere, '' Mavi Gök Yeşil Yaprak'', '' Sınırsız Mavi'' adı altında projeler geeçekleştiriyor. Bunların bir kısmı kağıt üzerinde kalmakla birlikte, sensörlü lambalar , musluklar takılıyor, Kaloriferler termostatlı yaptırılıyor, Öğrenci ve velilere seminerler veriliyor. 2 projeye gönüllü katıldım.Kendi adıma sürekli dersimde anlatıyorum, velilere yazılar gönderiyor, öğrencilere konu ile ilgili belgeseller izletiyorum ( Home= yuva). Öğrencilerden gelen cevap şu :
Yaa öğretmenim çizgi film - aksiyon yok muydu? Durumun ciddiyetini nasıl kavratabiliriz? 2010'u izletmek lazım aslında direk içlerine işlesin:)
Dönem sonunda konuyla alakalı '' Duyarlı olalım''sergisi açıyorum belki biraz daha beyinlere kazınır.

Sınırsız mavi için seminere gittik geçen Cuma. Semineri veren Mehmet beyin anlatıkları hala kulaklarımda..

'' ....Saygıdeğer öğretmenlerim,
Bir çoğunuz evinizde temiz olsun diye makinelerinizde deterjan kullanıyorsunuz ama bu deterjanlardaki fosfatın sulardaki populasyana ne kadar zarar verdiğini bliyormusunuz?
Üretici firmalar yumuşatıcı denen bir madde üretmişler yastığa kafanızı koyuyorsunuz oohh içine gömülüyor yumuşacık değiyormuş diyorum çünkü ben hiç kullanmıyorum. Sorarım size hakka hizmetle kullanıyorsunuz? Benim anamın yıkadığı pijamalara'' Ana bu pijamada bana batıyor'' demedim.
Bulaşık makinelerine koyduğunuz tuz, calgon yalan tuz yerine kaya tuzu kullanın aynı işi görüyor. Parlatıcı yerine sirke kullanın, deterjan yerine arap sabunu ''

Niye yapmayalım arkadaşlar varsın olsun çamaşırlarımız kar gibi çıkmasın, bardaklarımız parlamasın. 1 damla çamaşır suyunun 1 litre suyu kullanılmaz hale getirdiğini biliyormusunuz?

Uzun lafın kısası ve özeti:
Yani bir çocuk dünyaya getirmeye korkuyorum.Oğlum için, kendim ve eşim ,ailem için, tüm insanlık için endişeleniyorum..

4 yorum:

Yelish dedi ki...

Ellerine saglik !
Ben sirke ve karbonat cok kullaniyorum temizlik icin , arap sabunu dedigin gibi misss
O kizartma yaglarini lavobolara dokmek hele ! Biz hic kizartma yapmiyoruz , hem de hic .

Bizim evde co ikiye ayrilir , muhakkak geri donusum containerlarina atariz cam , kagit , plastik vs .Simdi atarken Ilyasa da gostermeye ve natmaya basladim , minicik elleriye geri donusum yaparsa birilerini utandirirda heveslendirir belki.

Gidisat hic ama hic iyi degil.
Kendi ellerimizle kendi yasadigimiz dunyanin sonunu getiriyoruz , akillara zarar

Sagol paylasim icin

TONTİSADA dedi ki...

harika bir çalışma olmuş...bazı şeyleri biliyoruz ama uygulamaya gelince sınıfta kalıyoruz.Ben de yeni bir marka bulmuştum deterjanlarında,temizlik ürünlerinde kimyasal madde yok,tamamen doğal.Hatta şişeşi bile plastik değil.30 günde doğada çözünüyor.Artık o deterjanları kullanmaya çalışıyorum.Normal temizlik maddesi almıyorum.Bulaşık makinası için tuz yerine kaya tuzu kullanmak doğru,ama arap sabununu çok duymama rağmen denemeye cesaret edemedim doğrusu.Ama bunun üzerine çalışman çok hoş...Bizi de bilgilendirmen iyi oldu bence...

Ömer Tuna dedi ki...

Yeliz değil kızartma yağı normal yağlar bile arınmıyormuş kolay kolay. Buradada atık şişeler bazı yerlerde ayrılıyor ancak toplanıp toprağa gömülüyor deniyor ne yazık değil mi?
Büşracım arap sabunun tek eksiği beyazları çok beyaz yapmıyor. Sirkede avi biraz kokutuyor ama olsun her güzelin bir kusuru olur di mi?
Organik deterjanlarda çok pahalı sen hangi markayı kullanıyorsun?
Keşke bizim yaptıklarımızla kurtarsak dünyayı

Mlke-Btkn dedi ki...

çok ilginç şeyler öğrendim sayende, herkes bunları uygulasa zaten sorun kalmaz ama yavaş yavaş insanlara işlemekte fayda var yoksa vay halimize :(

emeğine sağlık arkadaşım ;)